Yazı ve Türk Dili İle İlgili Bilgiler

Yazı ilk icat edildiği yıllarda günümüzdeki gibi kağıtlar yoktu. Bunun yerine papirüs denen özel bir ağacın yapraklarına, derilere, taşlara yazılar yazıldı.

Parşömenin M.Ö. 2. yüzyılda Pergamus (Bergama) şehrinde keşfedildiği söylenir.

Parşömenin esası olan, hayvan derisinin normal işlenme metodu şöyledir. Derinin tüyleri kırkılır; kıl dipleri alınır; kazınır, parlatılır, kireçle muamele edilir; gerilir ve kurutulur.

Türkler bugüne kadar çeşitli yazıları kullanmışlardır. Bunlar sırası ile Göktürk, Uygur, Arap ve Latin alfabeleridir.

Arap alfabesiyle yazılan yazı sağdan sola doğrudur. Latin alfabesinde yazı soldan sağa; Çin ve Japon alfabesinde yukarıdan aşağıya doğrudur.

Arkeologların yaptığı kazılardan yazının kelimelerle ifade edilişinin ilk olarak M.Ö. 3000 senelerinde Sümerlere ait olduğu ileri sürülmüştü. Halbuki M.Ö. 20.000 senelerinden kalma Fransa’nın güneyindeki bir mağarada ayı, inek, öküz resimleri bulunmuştur.

Türkçe, Türk dili ya da Türkiye Türkçesi, batıda Balkanlar’dan doğuda Hazar Denizi sahasına kadar konuşulan Altay dillerinden biridir. Yaşı, en eski hesaplara göre 8500 olan Türkçe, bugün yaşayan Dünya dilleri arasında en eski yazılı belgelere sahip olan dildir.

Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Bundan ötürü, kullanılan herhangi bir eylem üzerinden istenildiği kadar sözcük türetilebilir. Türkiye Türkçesi bu yönünden dolayı diğer Türk dilleriyle ortak ya da ayrık bulunan onlarca eke sahiptir.

Türkiye Türkçesi, batıdan doğuya doğru Balkanlar, Ege Adaları, Anadolu, Kıbrıs Adası, Orta Doğu olmak üzere Avrupa ve Asya kıtalarında yazı dili ve çeşitli ağızlarıyla konuşulmaktadır.

Türkiye Türkçesi, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Cumhuriyeti, Irak, Makedonya, Kosova, Romanya ülkelerinde çeşitli düzeylerde resmî kimliğe sahip bir dildir.

Bilinen en eski Türk yazıtlarından biri olan Orhun Yazıtları bu dönem Türkçesi ile yazılmıştır. Eski Türkçe dönemi ile ilgili bilgiye Orhun Yazıtları ve Yenisey Yazıtları’ndan da ulaşılabilir. Bunların dışında Irk Bitig gibi kağıda yazılı eserler, Eski Uygur dönemi de Eski Türkçe dönemi içinde değerlendirilir. Bu dönem, çağdaş Türk lehçe ve şivelerinden ayrı bir dönem olarak düşünülemez.

Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslaşma sürecini tamamlayan Türk Devrimi’nin ya da Atatürk devrimlerinin en önemli basamaklarından ilki, Cumhuriyet’in kuruluşundan 5 yıl sonra yapılan harf devrimi, ikincisi de Cumhuriyet’in kuruluşundan 9 yıl sonra yapılan Dil Devrimi’dir.

BaştaTürkiye olmak üzere, eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulan Türkçe, dünyada en fazla konuşulan 15. dildir.

Türkçe söz varlığının bir bölümü; Türkçe asıllı sözcükler, Arapça ve Farsçadan geçmiş sözcüklerden oluşmaktadır. Arapça ve Farsçadan gelmiş sözcüklerin bir bölümü o kadar Türkçeleşmiştir ki Arap veya Fars dilindeki durumundan oldukça farklıdır ve kimi sözcüklerin anlamı da farklılaşmıştır.

Türkçede doğru tümce yapısı, özne, tümleç, yüklem biçimindedir. Ancak Türkçe esnek bir dildir. Bu yüzden günlük yaşamda devrik tümceler sıklıkla kullanılır. Örneğin, “Bugün yazılı sınav olacağız.” tümcesine eşdeğer “Yazılı sınav olacağız, bugün. tümcesi kurulabilir. Bu tür tümceler daha şiirsel anlatıma sahiptir.