Türkçe Paragraf Testi – 9

1. Koebl, çektiği fotoğraflarda ayrıntıları yakalamayı, nesnelerin özelliklerini korumayı başarıyor. Kiminde özgünlüğü, kiminde yapaylığı, basitliği… Bunu, maskelerin düştüğü anda deklanşöre basarak gerçekleştiriyor.

Bu parçada geçen “maskelerin düştüğü anda deklanşöre basmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Doğal görüntüleri yakalamaya çalışmak

B) Titizliği kendine ilke edinmek

C) Aceleci olmamak

D) Kişisel beğenilerini ön plana çıkarmak

2. (I) Gazetecisiniz, elinize bir haberin ipucu geçmiştir, doğru olabileceğini düşündüğünüz önemli bir haberdir bu. (II) İşte, o andan başlayarak bir ikilem içine düşersiniz. (III) Haberi size duyuran ya da ileten kaynağın güvenilir olup olmadığı gibi bir yığın soru kurcalar zihninizi. (IV) Böyle durumlarda doğal ve klasik yöntem, haberi

ikinci bir kaynaktan doğrulatmaktır. (V) Ne var ki bu yapılırken haberin gizliliği kaybolabileceği gibi haberi ileten kaynağın da size olan güveni sarsılacaktır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, kendinden önceki cümlenin gerekçesi durumundadır?

A) II. B) III. C) IV. D) V.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişisel görüş söz konusudur?

A) Dereköy yolundan Kırklareli’ne dönmemiz gerektiğini söylediler.

B) Dönüş yolunda Pınarhisar üzerinden Vize’ye uğrayıp kale ve antik tiyatro kalıntılarını gördük.

C) Gümüşpınar yakınlarındaki Kurşun Germe Su Kemeri, yol üstündeki tarihî yapılardan biri.

D) Kırklareli’ndeki Aşağıpınar ve Kanlıgeçit, arkeoloji meraklıları için ilgi çekici gezi durakları.

4. (I) Sanatçılar ince ruhlu insanlardır. (II) Hele bazıları küstüm otu gibidir. (III) Gün gelir kendi kendilerine darılır, sus pus olurlar. (IV) O zaman zorlu bir uğraş içinde bulurlar kendilerini. (V) Kendileriyle ve dolayısıyla sanatlarıyla barışmaları uzun sürer.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, kendisinden önceki cümleyi açıklar niteliktedir?

A) II. B) III. C) IV. D) V.

5. “Nasıl bir gençlik istiyoruz?” sorusu, “Nasıl bir gelecek, nasıl bir ülke istiyoruz?” sorusuyla özdeştir. Bu da insana, eğitime, araştırma ve geliştirmeye gereğince yatırım yapmayı, bütün kurumları buna göre düzenlemeyi gerektirmektedir. Bu düzenleme sırasında çağdaş ve bilimsel ölçüler kullanmak, yeni sorunlar karşısında ülke çıkarlarına ve gerçeklerine uygun yeni önlemler almak zorunludur. Bunların başarılması ise her konuda ve her aşamada birlikte çalışmayı gerektirmektedir.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ülkenin geleceği için yapılması gerekenlerin neler olduğu

B) Ülke sorunlarını bilen gençlere gereksinme duyulduğu

C) Eğitim sorunlarının çok yönlü planlamayla çözülebileceği

D) Gençlerin yetiştirilmesinde gelişmiş ülkelerin örnek alınabileceği

9. Dalgalar, rüzgârın etkisiyle, rüzgâr ise Güneş’in yerküreyi ısıtması sonucu oluşur. Bilindiği üzere ısınan hava, yoğunluğu azaldığı için hafifler ve yükselir. Sıcak havadan boşalan yere, yoğunluğu daha fazla olan soğuk hava hücum eder. İşte, güneşli bir günde hissettiğimiz esinti, bu hava akımının bir sonucudur. Rüzgârın, su yüzeyinden esip geçerken oluşturduğu sürtünme, yüzeyde kıpırtılara yol açar. Rüzgâr bu kıpırtıları itmeyi sürdürdükçe kartopu etkisi denilen doğa yasası uyarınca büyük dalgalar oluşur. Aslında bu, güneş enerjisinin rüzgâr, onun da dalgalar oluşturmasından başka bir şey değildir.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Dalgalardan nasıl yararlanıldığı

B) Güneş enerjisinin neleri, nasıl etkilediği

C) Rüzgârın ne gibi yararları olduğu

D)Doğa yasalarının çeşitli yollarla açıklanabileceği

10. Yaptığı film müzikleriyle adını duyuran Paul Misraki 1908 yılında İstanbul’da doğmuştur. Onun hayatı, “Müzik bir disiplin işidir ve küçük yaşta eğitim alınmaya başlandığında iyi sonuçlar verir.” diyenleri doğrular niteliktedir. Misraki, henüz dört yaşındayken piyano eserleri çalmaya başlar. Yedi yaşına geldiğinde, çaldığı basit eserlerin yerini klasikleşmiş ve önemli eserler alır. Müzik kariyerine adım attığı Paris’teki okulda, hayatında hiç beklemediği değişiklikler yaşayacak ve küçük yaşlarından beri tutkuyla çaldığı piyano, gelecekteki mesleğinin en önemli aracı olacaktır. Misraki, başarılarıyla popüler bir caz piyanisti ve düzenleyicisi olarak uzun yıllar adından söz ettirecek ve müzik dünyasının önemli isimleri arasına parlak bir giriş yapacaktır.

Bu parçada Misraki’yle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Ne tür eserler çaldığına

B) Piyano çalmaya ne zaman başladığına

C) Nerede müzik eğitimi aldığına

D) Müzisyenliği neden çok önemsediğine

11. Bu sorunuz üzerine, öykünün kişileriyle ilgili geniş çaplı açıklamalar yapmayı düşünmüyorum. Sizin, öykünün içinde kalmak koşuluyla bu sorunun yanıtını bulmanızı istiyorum. Sorunuzun, benimkinden başka yanıtları da olabilir, bunun farkındayım.

Bu parçada geçen “öykünün içerisinde kalmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yorum yapmadan, yazarca düşünüleni yansıtmak

B) Anlatılanları, değişik açılardan değerlendirmek

C) Her öyküyü diğerlerinden bağımsız olarak yorumlamak

D) Öykü kişilerinin kimliğini, öykünün olay örgüsüyle uyumlu hâle getirmek

12. Bir dilin zenginliğini, bir kavramla, bir durumla ilgili, eş anlamlı sayılan sözcüklerin, deyimlerin bolluğu gösterir.

Aşağıdakilerin hangisinde verilen sözler, bu cümlede belirtilmek istenene anlam bakımından örnek oluşturmaz?

A) Az kalsın, neredeyse

B) Baştan savma, üstünkörü

C) Etekleri tutuşmak, küçük dilini yutmak

D) Ruhunu teslim etmek, gözlerini kapamak

(I) Romanlar, yaşamın çeşitli yanlarını bir bir ortaya koydular. (II) Örneğin Cervantes’le Don Kişot dünyaya gerçek bir katkıda bulunması için yaşamda kahramanca bir yolculuğa çıkarıldı. (III) Samuel Richardson’la insanın iç dünyasında olup bitenler irdelenmeye başlandı. (IV) Balzac’la insanın tarihle olan derin bağları keşfedildi. (V) Flaubert’le günlük yaşamdaki ilişkilerin o döneme değin bilinmeyen yönleri araştırıldı.

13. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisinde insanın ruhsal yapısını incelemiş bir romancıdan söz edilmektedir?

A) II. B) III. C) IV. D) V.

14. (I) Püren, makiliklerde ve kalkerli toprakların güneş gören yerlerinde yetişen, 50 ile 80 cm boyunda, çalı görünümlü bir bitkidir. (II) Ucu sivri, küçük koyu yeşil, çam iğnesine benzeyen yaprakları vardır. (III) Püren, kışın yapraklarını dökmez ama mevsim sonunda bronzlaşır ve bu rengi çiçek açma zamanına kadar korur. (IV) Aykırı bir bitkidir püren, diğerleri kış uykusuna yatarken o uyanır ve kasım sonlarına doğru sanki baharı müjdeliyormuş gibi açık pembe çiçek açar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde öznel bir değerlendirme söz konusudur?

A) I. B) II. C) III. D) IV.

15. Yapıtlarında anlattıkları okurlarda yaşanmışlık duygusu uyandırıyorsa o yazar başarıya ulaşmış sayılır.

Bu cümleye göre yazarın başarısında önemli olan aşağıdakilerden hangisidir?

A) Okur sayısının çok olması

B) Düş gücüne seslenmesi

C) Amacın belirlenmesi

D) Gerçekmiş gibi algılanması

16. (I) Ortalama sıcaklığın yükselmesiyle, biyolojik çeşitlilikte de büyük değişiklikler oluyor. (II) Hayvanların kısıtlı da olsa yer değiştirme olanağı varken bitkilerin yerlerini değiştirememesi, bu tür değişimlerin etkilerinin bitkilerde daha kolay izlenebilmesini sağlıyor. (III) Bilim insanlarının yaptığı bitki örtüsü modellemelerine göre, sıcaklıkların yükselmesiyle dünya genelinde kurakçıl bitkilerin yaygınlaşacağı düşünülüyor. (IV) Örneğin, son Buzul Çağı’nda Anadolu toprakları ibreli (çam, selvi) ve geniş yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlarla kaplıydı.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde tahmin söz konusudur?

A) I. B) II. C) III. D) IV

17. (I) Kışın Burgazada da yakınındaki kardeş adalar gibi fazla konuşmuyor. (II) Ama bu sessizlik bir boşluk, eksiklik, cansızlık yaratmıyor adada. (III) Bence nasıl olması gerekiyorsa öyle bu ada kışın. (IV) Onun bu ağırbaşlı hâlinde bir hoşluk, görmüş-geçirmişlik var. (V) Adalılar belki de en çok yılın bu zamanlarında kendini adalı hissediyordur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak söylenen;

A. I. cümlede, cansız bir varlığa insana özgü nitelik yüklenmiştir.

B. cümlede, I. cümleyle ilgili bir yorum yapılmıştır.

C. III. cümlede, nesnel görüş belirtilmiştir.

D. IV. cümlede, saptama yapılmıştır.

E. V. cümlede, koşul dile getirilmiştir.

yargılardan hangisi yanlıştır?

A) A ve C B) A ve B

C) C ve E D) D ve E

18. (I) Çocukluğumda müziğe ve resme ilgim vardı. (II) Ancak, öğrencilik yıllarımda mühendislik çok istenen bir meslekti ve ben de buna yönlendirildim. (III) Besteci olmayı istediysem de bunun için geç kalmıştım. (IV) Ne var ki çok sesli müziğin derinliği beni çok etkiliyordu.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

A) I. cümlede yakınlık duyulan güzel sanatlardan

söz edilmiştir.

B) II. cümlede yapılan seçimle ilgili bilgi verilmiştir.

C) III. cümlede artık mümkün olmayan bir durumdan söz edilmiştir.

D) IV. cümlede yaygın bir durum dile getirilmiştir.

19. Şairlerin günün birinde şiir yazmaktan vazgeçmelerinin nedenini hep merak etmişimdir. Bir söyleşimizde bu konuyu usta şairimize açtım ve ona ( ) “Yoksa siz de mi ilham perisini darılttınız ( )” dedim. Rahmetli, “Ah ( )”dedi, “Onu elime bir geçirsem bırakır mıyım hiç ( )”

Bu parçadaki ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?

A) (:) (?) (!) (?) B) (,) (.) (…) (?)

C) (!) (…) (.) (.) D) (;) (.) (…) (.)

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ayraçla ( ) belirtilen yere virgül (,) getirilmesi yanlış olur?

A) Evet ( ) ben de senin gibi düşünüyorum.

B) Çocuklar ( ) hadi bakalım, dinlenme zamanı bitti.

C) Sınıfta tek başına oturan çocuğun ( ) başını sevgiyle okşadı.

D) Nasıl olduğunu anlayamadım ( ) birdenbire gözlerim karardı, olduğum yere yığıldım.

21. Bozcaada’nın(I) güneydoğusunda(II) bulunan Batıburnu Feneri, 1851 yılında yapılmıştır. Fenerin kule yüksekliği yirmi metredir. Yanında, on yedi tane rüzgar tribünü(III) yer almaktadır. Polente Feneri olarakta(IV) bilinen fenere, yaz aylarında gün batımı turları düzenlenmektedir.

Bu parçadaki numaralanmış sözlerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

A) I. B) II. C) III. D) IV.

22. Bursa yakınlarında, tarihle doğanın kaynaştığı ve bir kuş cenneti olan Ulubat Gölü, görenleri kendisine hayran bırakacak kadar güzel. Ağaçlar, ilkbaharda yağış miktarının artması nedeniyle yarısına kadar sular içinde. Gölün kıyısı, ağlarını, kerevit sepetlerini eşleriyle beraber onaran balıkçılarla dolu. Bu göle yakın Gölyazı Köyü’nün Arnavut kaldırımlı dar sokakları, tarihî kent duvarları geçmişin izlerini yansıtıyor.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi ağır basmaktadır?

A) Karşılaştırma B) Örnek verme

C) Betimleme D) Tartışma

23. (I) Her roman biraz da otobiyografidir. (II) Yazdığınız bir roman, Orta Çağ’daki gezgin ozanlar üzerine bile olsa oradaki karakterlerin hepsi siz olursunuz. (III) Bir otobiyografiyi okurken yapıtta satırlar arasına gizlenmiş yazarı, yazara ilişkin ipuçlarını bulursunuz. (IV) Pek çok karakteri içinizde yaşar, yaşatırsınız. (V) Onları ete kemiğe büründürebilmek için onlarla bütünleşirsiniz.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) II. B) III. C) IV. D) V.

24. Şairin şiirini, kendine özgü imgeler, duygular, gözlemlerle oluşturması, onun başarılı olmasında etkilidir. Ancak bunların dizelere dökülmesindeki başarısının asıl payı anlatımındadır: Rahat, yalın, içten, konuşulan dilden seçtiği sözlerle oluşturulmuş bir anlatım; süslemelerden, zorlamalardan uzak bir söyleyiş… Şiir, eski dönemlerde büyük önem verilen ses öğelerinden yoksun olsa da bu özellikler şairin anlatımında bir eksiklik yaratmamaktadır. Yani, —-.

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) şiiri güçlü kılan en önemli öğe, anlatımdaki güzelliktir

B) şiirin etkili olması birçok özelliğin bir arada olmasını gerektirmektedir

C) günümüz şiirinde aranan nitelikler kesin olarak belirlenmemiştir

D) şiirde en belirleyici etken kendine özgülüktür

25. İnsanoğlu bencildir, yalnız kendisiyle ilgilenir, başkalarının gerçekliğini kavrayamaz. Kendi benliğinin içine kapanıp kalır. Başkalarıyla ilişkiler içinde olmayı engelleyen bu kabuğu, ancak edebiyat, gerçekçi edebiyat kırabilir. Hani şiir okumayı, öykü okumayı boş bir iş sayıp da kendilerine yakıştıramayan kimseler vardır. Siz onların arasında başkalarını iyi anlayan, başkalarının dertlerine, kaygılarına ortak olan birini gördünüz mü hiç? Bunu ancak edebiyat sağlar.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnsanın, kendini hep başkalarından üstün tutması gerektiği

B) Kimilerinin edebiyat ürünlerine ön yargılı yaklaştığı

C) Başkalarıyla iyi ilişkiler kurmanın önemli olduğu

D) Edebiyatın insana olumlu nitelikler kazandırdığı