Türkçe Paragraf Testi – 12

ANLAM BİLGİSİ XII

1. Beydağlarının yüksekliği 3070 m’dir. Bitki dokusu uzaktan fazla renkli görünmez ama içi kumaş dükkanı gibidir. Yeşilin her tonunu bulursunuz orada. Bin metreye kadar makiler, kızılçamlar… Sonra gelsin sedirler, ardıçlar… Ardıç ağaçlarıyla kaplı tepeleri izlerken bir kuşun, çok yükseklerde usul usul salınışı dağıtır dikkatinizi. 1500 m’den sonra dağ ovaları yani yaylalar… Sözün özü, Beydağları, Antalya’nın görünümüne ayrı bir güzellik katar.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Gözleme yer verildiği

B) İkilemeye yer verildiği

C) Karşılaştırma yapıldığı

D) Betimlemelerden yararlanıldığı

2. Hafif serin bir eylül akşamıydı. İşten çıkmış koşa koşa eve dönüyordum. O gün, her zaman tırmandığım, kıvrıla kıvrıla ilerleyen yokuş yerine, merdivenlere yöneldim. Merdivenler dik, yorucu ama kestirmeydi. O hızla on beş-yirmi basamak çıktıktan sonra, birden yavaşlayıp şöyle bir etrafıma baktım. Sokak lambasının puslu, sarı, loş ışığında salına salına yere düşen birkaç yaprak gördüm. Sonbaharın sesi duyulmaya başlamıştı.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Devrik cümleler kullanılmıştır.

B) Ayrıntılardan yararlanılmıştır.

C) İnsana özgü bir nitelik doğaya aktarılmıştır.

D) Birden fazla duyuya seslenilmiştir.

3. Bu çağda biraz garip gelecek ama ben teknolojiye uzağım. Kitapları bilgisayar ekranından okumanın bir zevki varsa bile bu bana zevk vermiyor. Kitapların bir ağırlığı ve kokusu vardır. İnsan, sayfaları çevirirken parmaklarının arasında bu ağırlığı hissetmeli. Kitap, yalnızca bir nesne değildir. Okundukça, satırların altı çizildikçe kişilik kazanır.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?

A) Bilgisayar kullanmak için bilgi sahibi olmak gerekir.

B) Basılı kitabın yerini başka bir şeyin doldurması

zordur.

C) Kitaplardan yararlanmanın değişik yolları vardır.

D) Her kitap farklı bir etki gücüne sahiptir.

4. Uzak Doğu’da, yüz ölçümü bakımından küçük ama ticaret açısından önemi son derece büyük bir ada ülke Singapur. Burası adeta bir kurallar ülkesi. Ülkede, çevre kirliliği oluşturduğundan sakız satışı yasak. Çöpleri yere atmak, kapalı yerlerde sigara içmek, yaya geçitleri dışındaki yerlerden karşıya geçmek, sarı çizgilerin olduğu yerlerde taksi çevirmek bu yasaklardan bazıları. —-

Bu parça, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa parçada neden-sonuç ilişkisi bakımından bir bütünlük olur?

A) Alışveriş merkezlerinin dışında yerel pazarlar da turistler için ilginç bir ortam.

B) Çevresinde, kısa yolculuklarla gidilebilecek görülmeye değer yerler çok.

C) Ne söylediğinizi anlamasa bile, size tebessümle yaklaşan insanların ülkesidir burası.

D) Gerçekten de ülke her zaman çok temiz, trafik

çok düzenli burada.

5. (I) Elimizde, binanın eski dönemlerdeki haliyle ilgili bilgi ve belge bulunmadığından onu müzeye dönüştürürken günümüzden eskiye doğru adım adım ilerlemenin doğru olacağını düşündük. (II) Yerli halka ulaşıp ortak bir şehir kimliği yaratmanız gerekir, yoksa kendi kendinize müze kurar, eserlerinize tek başınıza bakarsınız. (III) Çalışmalara, pek çok kişinin, şehrin geleneklerini anlattığı bir belgeseli kullanarak başladık. (IV) Müzeciliğin bir sergileme işi olduğunu unutmadan, anlatılanlara uygun olarak, taş ve bakır ustalarının bal mumundan heykellerini yaptık. (V) Kendi müzelerine katkıda bulunmaya çağırdığımız şehir halkından, eski dibekler, mutfak malzemeleri, altın ve gümüş kaplamalı aletler topladık.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) II. B) III. C) IV. D) V.

6. İster sanatla uğraşın ister başka alanlarda çalışın hiç fark etmez. Hangi işi yaparsanız yapın, o işe mutlaka sevginizi ve bütün benliğinizi vermelisiniz. Bence başarılı olmak için bu şart. Ayrıca, çalışmak da önemli. Eğer sanatla uğraşmaya karar verdiyseniz biraz da ıstırap çekmeyi göze almalısınız. Zorluklar karşısında yılmadan çalışmalı, sabırlı olmalı, iyi olanın, günün birinde, hak ettiği değeri kazanacağını unutmamalısınız.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Başarıya ulaşmanın birtakım koşullara bağlı olduğu

B) Yaratıcılığın kişisel bir olgu olarak nitelendirildiği

C) Her işin, kendine özgü bir yöntem gerektirdiği

D) Kişinin ilgi alanlarının, iş seçiminde önem taşıdığı

7. Kilo vermek istiyorsanız amacınızın mantıklı olmasına dikkat etmelisiniz. Örneğin, 10 günde 15 kilo vermek isteyenlerin amaçlarının gerçekçi olmadığını bilmelisiniz. Çünkü kilo vermede temel amaç, sağlığı korumak ve sağlıklı kilo vermek olursa kalıcı bir zayıflık sağlama olasılığı çok daha yüksektir. Zayıflamanın birden fazla yolu vardır. Fakat gerçekte işe yarayan ve sağlıklı kalmanızı sağlayan yöntemler sınırlıdır.

Bu parçadan kilo vermeyle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?

A) Her bireyin kendine özgü bir diyet programı olmalıdır.

B) Tekrar kilo almamak için beslenmeye dikkat etmek gerekir.

C) Doktor kontrolünde olursa daha başarılı bir sonuç alınır.

D) Doğru bir yöntem ve hedef seçilmelidir.

8. Zoologlar, omurgasızlar arasında, tam donanımlı bir beyin yapısına sahip tek canlı olarak ahtapotları gösteriyor. Ahtapotlar daha önce tehlikeyle karşılaştığı bir yeri, aradan yıllar geçse de yeniden gördüğünde tanıyor ve oradan uzaklaşıyor. Bir kaza ya da saldırı sonucunda, kollarından birkaçını yitirirse kısa bir süre içinde o kolları yeniden oluşuyor. İnsanlar için hiçbir tehlike oluşturmayan ahtapotlar, güçlü kollarını korunmak ya da avlanmak için kullanıyor. Görme yetenekleri ise omurgalılarla karşılaştırılabilecek kadar güçlü.

Bu parçada ahtapotlarla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Yaşadıkları ortamın özelliğine

B) Kendi türündeki öteki canlılardan farkına

C) Güvenliğini sağlama konusundaki özelliğine

D) Bir organıyla ilgili olarak ortaya çıkan ilginç değişikliğe

9. Gülgiller ailesinden olan kayısı, erik, şeftali, kiraz ve bademin yakın akrabasıdır. Meyveler içinde hem tadı hem de çeşit çeşit kullanımıyla kendine has bir yeri vardır. Kayısının gerçek vatanının Çin olduğu söylenir. İlk olarak Çinlilerin işlediği kayısı, İpek Yolu ticareti sayesinde İran üzerinden batıya doğru yayılır. İranlılar kayısıya “zard alu” adını vermişler ki ülkemizde kayısının biraz ufak ve ekşi olanına zerdali denir. Osmanlı dönemi yemeklerinde kullanılmıştır. Bugün Türkiye de dahil, Himalaya, Çin, Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Kaliforniya hattı, kayısı kuşağını oluşturuyor. Diğer meyvelerden farklı olarak kayısı kuruları kaskatı değildir ve yumuşaması için ısıtmaya gerek yoktur. Bu nedenle lokum ya da şekerleme yapımında tercih edilir.

Bu parçada kayısıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Dünya üzerinde yetiştiği yerlere

B) Farklı biçimde de adlandırıldığına

C) En çok tüketildiği ülkeye

D) Bazı meyvelerle benzerliklerinin olduğuna

10. Okuma alışkanlığı kazandırma işine ana sınıfından başlanmalıdır. Çocukların ilgi alanları belirlenmeli, buna göre kitap seçimi yapılmalıdır. Ünlü bir yazarın dediği gibi, okumamanın, okuma bilmemekten başka mazereti olmamalıdır. Çünkü okumak, zevkli olmanın da ötesinde bir tür zorunluluktur. Bilgilenmenin tek yolu olmasa da temel yollarından biridir okumak. Yine bir ünlü kişi, “Okuma, insanların ekonomik kölelikten kurtulması için gereklidir ama her şeyden önce, düşünce köleliğinden kurtulmalarının vazgeçilmez koşuludur.” diyor. Gerçekten de kitap okumanın gerekliliği kavranamazsa toplumların sorunlarına çözüm bulunamayacaktır.

Bu parçada okumayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Alışkanlığa dönüşmesi için yapılması gerekenlere

B) Hoşa giden bir etkinlik olduğuna

C) Bireysel ve toplumsal açıdan yararlarına

D) Toplumsal gelişmenin okuryazar sayısıyla

ilişkili olduğuna

11. “Okulda hep oyun oynatıyorlar.” diye şikâyet eden anne-babalara, oyunun, eğitimin bir parçası olduğu hatırlatılmalı. Çünkü oyun, çocuğun gelişim sürecinin olmazsa olmazlarından birisidir. Oyun yoluyla kazanılan becerilerde, çocuk hiçbir zaman zorlanmaz. Yine oyun oynarken çocuk, kazanmayı, kaybetmeyi, sıra beklemeyi, aldığı olumlu ve olumsuz tepkiler karşısında kendi tutumunu değiştirmeyi, geliştirmeyi öğrenir. Bununla beraber oynanan her oyun çocuk için zihinsel bir uyarandır. Örneğin kızmabirader oynarken stratejiler geliştirmek, hafıza oyunları oynarken belleği zorlamak. Her oyun, çocuğun belleğini uyaracak ve dolayısıyla onun düşünme yetisini adım adım geliştirecektir. Evcilik, doktorculuk gibi dramatik oyunlarsa hayal gücünü büyük ölçüde destekleyecek etkinliklerdir.

Bu parçadan oyunla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Öneminin bazı aileler tarafından yeterince bilinmediğine

B) Kimilerinin günlük yaşamla bağlantısı olduğuna

C) Belleği besleme ve geliştirme açısından önem

taşıdığına

D) Çocukların fiziksel yapısına uygun olması gerektiğine

12. Çocuk edebiyatı, edebiyatın taşıdığı hemen her niteliği taşımakla birlikte, eğitici yönüyle de öne çıkan bir sanat dalıdır. Doğrudan doğruya olmasa da çocuğun dil becerisini, hayal gücünü ve yaratıcı düşünme yeteneğini geliştirmek, çocuk edebiyatının amaçları arasındadır. Çocuk edebiyatı, kullanılan dil ve seçilen temalar bakımından “çocuğa görelik” ilkesine uygun olmalıdır. Bunun yanında, yansıtılan duyarlığın doğallığı, dilin güzelliği, metnin sağlamlığı, ilgileri kamçılayacak, şaşırtıcı bir serüvenin akıcı biçimde anlatılması da üzerinde durulan noktalardandır. Şiirde canlı bir ses ve ritim, düz yazıda ise serüven, çocuk edebiyatının en belirgin özellikleri arasındadır. Nitelikli bir çocuk edebiyatı ürünü, çocuk duyarlığını yitirmemiş her yaştan yetişkine de zevk verebilir.

Bu parçadan çocuk edebiyatıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

A) Daha çok, gerçek dışı olayların konu edildiğine

B) Farklı amaçlara göre oluşturulduğuna

C) Konuların işlenişinde merak öğelerine yer verildiğine

D) Metinlerin yazınsal değerinin olması gerektiğine

13. O, 84 yıllık ömrünün 60 yılını Türk tarihine adayan bir Fransız Türkolog. Türk tarihine ilişkin engin bilgisini, verdiği eserlerle bilim dünyasına sundu. Bununla da kalmadı, Avrupa’da Türklere ve Türk tarihine ilişkin yanılgılar ve ön yargılarla da savaştı. Paris’te 1970’li yıllarda gerçekleştirdiği Türk kültürü ve İslam sanatı konulu sergiler, büyük yankı uyandırdı. Dürüst ve nesnel yaklaşımı, samimi ve akıcı üslubuyla dünya çapında çok geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Hayata gözlerini yumduğunda, uluslararası üne sahip saygın bir tarihçi olarak bilim dünyasındaki yerini çoktan almıştı.

Bu parçada sözü edilen Türkolog ile ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Ne tür çalışmalar yaptığına

B) Yapıtlarının ilgiyle karşılandığına

C) Yapıtlarındaki anlatım özelliklerine

D) Türk tarihine niçin ilgi duyduğuna

14. Bugün ülkemizdeki demir yolu uzunluğu toplam 10.933 km’dir. Bunun 8682 km’si ana hat, kalanı ise ikinci derece hattır. Ana hat demir yolunda 200-250 m yarıçapında 6124 adet, 501-1000 m yarıçapında ise 2934 adet viraj vardır. Oysa gelişmiş ülkelerde virajların sayıları azaltılmış, yarıçapları 2500-3000 m’ye çıkarılmıştır. Bu farklılıklar nedeniyle biz, demir yolu ulaşımında hız yapamıyor, dolayısıyla fazla zaman harcıyoruz. Yolcu sayısı bakımından öteki ulaşım sistemleriyle yarışamıyoruz. Çözüm, % 35’i standart dışı olan demir yollarımızı, alt yapısını yenileyerek standartlara uygun duruma getirmek ve yeni demir yolları yapmaktır.

Bu parçaya göre demir yollarımızla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Yarıçapı küçük viraj sayısının çok olduğu

B) Az tercih edildiği

C) Olası tehlikelerin neler olduğu

D) Eksikliklerinin ortaya konduğu

15. Hümanizmin özümsenmesi onunla başlamış, desem abartmış olmam. Ondan önce Türkiye’de hümanist düşünce yoktu demek istemiyorum. Elbette vardı ama bunun, düşüncenin özü durumuna gelmesi, bir felsefe okulu gibi algılanması onun değerli ve sabırlı çalışmalarıyla kökleşmiştir. Bu çalışmada kendisini çok iyi anlayan sanatçılardan ve aydınlardan oluşan bir çevrenin katkıları da yadsınamaz. Türk yazın ve düşün dünyasına bir armağan olan dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesini sağlayan kültür politikasına katkıları da unutulamaz.

Bu parçada sözü edilen kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Bir düşünce sisteminin benimsenmesinde çabalar gösterdiği

B) Tartışmacı ve kavgacı bir kişiliğe sahip olduğu

C) Aynı düşünceyi paylaştığı kişilerden yararlandığı

D) Nitelikli çalışmalar yaptığı

16. Ne zaman bu çay bahçesine gelsem üniversite yıllarımı hatırlıyorum.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümledeki altı çizili sözle aynı anlamdadır?

A) Bu çay bahçesine gelmeden önce

B) Bu çay bahçesinde oturanları görünce

C) Bu çay bahçesinde oturduğum günleri anlatırken

D) Bu çay bahçesine her gelişimde

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözün yerine, ayraç içinde verilen söz getirilirse cümlenin anlamında bir değişme olur?

A) Sulamanın yetersiz oluşundan (azlığından) bütün çiçekler kurumuştu.

B) Aşırı yağışlar yüzünden kentin doğu yakasındaki (doğusundaki) evleri su bastı.

C) İnsanı üzüntüye boğan (çok üzen) o olayı bir türlü unutamıyordu.

D) Yurt içinde pek çok yarışmaya (tüm yarışmalara) katılmış, başarılı olmuştu.

18. Bu kanyon, gizemli görüntüsünün yanı sıra, kaya yapısı bakımından Türkiye’nin farklı özellikteki tırmanış bölgelerinden biri kabul ediliyor.

Bu cümledeki altı çizili sözlere anlamca en yakın sözler aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

A) yüzünden – gösteriliyor

B) açısından – sayılıyor

C) sebebiyle – oluyor

D) dolayısıyla – sanılıyor

19. Kapıdan —- anahtarı almadığını hatırlayıverdi.

Bu cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse hatırlama eyleminin gerçekleşme zamanı ötekilerden farklı olur?

A) çıktığında

B) çıkar çıkmaz

C) çıkmadan

D) çıkınca

20. (I) Akdeniz’in batı ucunda, orada yaşayanların dışında kimsenin gidip gelmediği bir köydür burası. (II) Görünüşü pek bozulmamış, turistik yapılaşmaya, toplu konutlara izin verilmeyen bir köy. (III) Sabahları horoz sesleri, kuş cıvıltılarıyla uyanıyorsunuz bu köyde. (IV) Çoktan unuttuğunuz inek sesi, koyun sesi eksik olmuyor burada.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde doğal yapının korunduğu belirtilmektedir?

A) I. B) II. C) III. D) IV.