Türkçe Alan Bilgisi Testi 5

1. Akşam, eski savaşlardan artakalmış

Bir savaşçı gibi çıkar gelir apansız,

Hüzün pürtelâş sığınır kalbimize.

Ve bölüşülür güneşin son artıkları

Kuşatır geceyi öfkeli yalnızlıklar.

Yukarıdaki dizelerde geçen sıfatlardan kaç tanesi türemiştir?

A) 5 B) 4 C) 3 D) 2 E) 1

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğrenilen geçmiş zaman eki cümleye sonradan farkına varma anlamı katmıştır?

A) Dün yine iş yerini açmamışsın.

B) Yorgunluktan bir ara sızmışım.

C) Ona sorarsan en fazla o çalışmış.

D) Sen mi sınavı kazandın?

E) Ne kadar da büyümüşsün.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereklilik kipindeki sözcük tahmin bildirir?

A) Evin anahtarlarını arabada unutmuş olmalıyım.

B) Bu kitabı bir hafta içinde bitirmelisiniz.

C) Yarın yardım için onun kapısını çalmalısınız.

D) Akşama sana uğramalıyım.

E) Balığa gitmek için oltalarımı hazırlamalıyım.

4. Gereklilik kipi, yapılması gerekli olarak tasarlanan eylemi belirtir.

Bu açıklamada geçen tasarlanan eylem kime bağlı bir gerekliliktir?

A) Anlatılana

B) Dinleyene

C) Konuşana

D) Fiildeki şahıs ekinin bildirdiği kişiye

E) Cümlenin muhatap olduğu kişiye

5. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde I. kişi çoğul ekleri doğru verilmiştir?

A) -ız, -iz, -uz, -üz

B) -ız, -iz, -uz, -üz; -k

C) –k, -alım, -elim

D) -alım, -elim; -k; -ız, -iz, -uz, -üz

E) -alım, -elim; -ız. -iz, -uz, -üz

6. Bir köpek için hiçbir şey, içten gelen bir öfke ve hırsla berbat bir düşmanın etine dişlerini daldırmak kadar zevkli olamaz.

Yukarıdaki cümlenin öge sıralanışı aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) Nesne + özne + yer tamlayıcısı + yüklem

B) özne + yer tamlayıcısı + yüklem

C) özne + zarf tümleci + yüklem

D) Zarf tümleci + zarf tümleci + yüklem

E) Özne + nesne + zarf tümleci + yüklem

7. Gözleri uzun uzun burgulu kaldı bende

Dedi: Hana sağ indi ölü çıktı geçende

Yukarıdaki dizelerin öğelere ayrılışı hangi seçenekte doğru verilmiştir?

A) Gözleri uzun uzun/ burgulu kaldı/ bende Dedi:/ Hana sağ indi ölü çıktı geçende/

B) Gözleri /uzun uzun burgulu kaldı /bende/ Dedi/: Hana sağ indi/ ölü çıktı geçende

C) Gözleri/ uzun uzun/burgulu kaldı bende/ Dedi/: Hana sağ indi/ ölü çıktı/ geçende

D) Gözleri /uzun uzun/ burgulu/ kaldı/ bende Dedi/: Hana sağ indi ölü çıktı geçende/

E) Gözleri/ uzun uzun/ burgulu/ kaldı /bende Dedi/: Hana/ sağ indi/ ölü /çıktı /geçende

8. Konumuzu seçip sınırladıktan sonra kendi kendimize soracağımız soru şu olacaktır( ) Bu yazıyı niçin yazıyorum() Öncelikle neyi söyle-mek() neyi duymak istiyorum() ()

Yukarıdaki paragrafta yay ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla hangi noktalama işretleri gelmelidir?

A) (:), (“), (?), (,), (?). (“)

B) (;), (“) (?). (;). (?), (“)

C) (:), (“). (?). (?), (?), (“)

D) (,), (“). (?), (:). (“), (?)

E) (:). (“). (?), (,), (“). (?)

9. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır?

A) Savcılıkta ifâde vermek için saatlerce bekledi.

B) Elâzığ-Binaöl yol yapım ve onarım çalışmaları devam ediyor.

C) Her hafta binlerce kâğıt tüketiyoruz.

D) Arkadaşlarıyla çok akıllı bir tezgâh kurmuşlar.

E) Halûk’un Defterini çocuklara mutlaka okutturacağım.

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayıların yazılışıyla ilgili bir yanlışlık yapılmamıştır?

A) Sabahtan akşama kadar altmış altı oynuyor.

B) Krakerleri 3’er 3’er atıyordu ağzına.

C) Memur maaşlarına % 25 zam yapılacakmış.

D) Doğa konulu resim yarışmasında 2’nci oldu.

E) Hamallar iki günde iki yüz çuvalı 9. uncu kata çıkarmışlar.

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin kullanımı ile ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

A) Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir.

B) 2005 yılında Galatasaray’ın 100. yılını kutladık.

C) Bu eskiliği siz de çok evde görmüşsünüz-dür: Duvarlarda çiviler, çivi yerleri, lekeler…

D) Ali Dayı’da alabalık yemek çok büyük bir zevk bizim için.

E) Uzak Doğu’dan gelen heyeti Vali dün kabul etti.

12.1. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur.

II. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için konur.

III. Metin içinde art arda gelen zarf-fiil eki almış sözcüklerden sonra konur.

Yukarıdaki cümlelerde virgülün kullanıldığı bazı yerler verilmiştir. Aşağıdaki paragrafta kullanılan virgül işaretlerinin kullanım amacı sırasıyla hangi seçenekte doğru verilmiştir?

Saniye Hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın gibi koltuğundan fırlamış, ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

A) I. II ve III B) II. I ve III C) III, I ve II D) I, III ve II E) II, III ve I

13. Aşağıdaki hangi seçenekte satır sonuna sığmayan sözcüğün bölünmesinde bir yanlışlık yapılmıştır?

A) …………………………………….Kastamonu’

nun………

B) …………………………………………….a-

kan nehirler…………

C) …………………………………………..2006′

da……………………………

D) ………………………………………..aşırt-

ma ……………………

E) ………………………………………..müda-

faa …………………….

14. İlkbahar bir bayram, bir uyanış, bir mucize, bir çılgınlık, olamayacak gibi duran bir şeyin oluşu, ilkbahar şu, ilkbahar bu… Kuş, papatya, gelincik, çayır, çimen, ağaç, çiçek, mimoza, zakkum, su sesi, hindiba, kuzu… Klasik ilkbaharın içinde hepsi, hatta sülüğün bile yeri vardır.

Yukarıdaki paragrafta üç nokta işaretinin kullanım amacı aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?

A) Benzer durumdaki anlamdaki sözcüklerin devam edeceğini göstermek için kullanılır.

B) Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için kullanılır.

C) Herhangi bir sebeple bitmemiş cümlelerin sonuna gelerek, anlamı okuyucunun yorumuna bırakmak için kullanılır.

D) Söylenmek istenmeyen, söylenmesi uygunsuz ve argo olan sözlerin yerine kullanılır.

E) Alıntılarda atlanan yeri göstermek için kullanılır.

15. Aşağıdaki cümlelerde geçen kesme işaretinin kullanıldığı sözcüklerin hangisinde bir yanlışlık yapılmıştır?

A) Yunus Emre’yi severek okurum.

B) Kadının kararı kesindir.

C) Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünden geçtik.

D) Bu Kanun’un 15. maddesinin c bendine göre…

E) Boğaz’dan arabalıyla karşıya geçtik.

16. Patlıcanlar moraramorara kadife rengini aldı. Çenesine güvenen, sırtına küfesini takan sokak ta. “Kemer patlıcanlarım:” Diye bağırıyor…

Yukarıdaki paragrafta kaç sözcük yanlış yazılmıştır?

A) 5 B) 4 C) 3 D) 2 E) 1

17. Aşağıdaki cümlelerde geçen birleşik sözcüklerden hangisinde farklı bir ses olayı gerçekleşmiştir?

A) Haftada bir kez kaynanama gitmesek olmaz.

B) Tanımadığım numaralardan gelen aramaları reddetmekten bıktım.

C) Eşim revaniyi, kadayıfı ve sütlacı değme tatlıcılara taş çıkartacak kadar güzel yapar.

D) Bir haftadır ders notlarının içinde kayboldum.

E) Gideli neredeyse ay oldu, niçin aramıyor ki?

18. Aşağıdaki cümlelerde geçen birleşik sözcüklerden hangisi farklı bir şekilde oluşmuştur?

A) Bir tatlı tebessüme, bir güler yüze hasretim.

B) Görünmez kaza dedikleri, bu olsa gerek.

C) Rabbim bakar körlerden etmesin!

D) Üzerinde açık mavi bir gömlek vardı.

E) Evimiz yetiştirme yurdunun hemen arkasında.

19.“-a/-e, -da/-de, -dan/-den” hal ekleri, “Kim?, Ne? ve Nere?” soru sözcüklerine getirilip yükleme sorulduğunda karşılığında alınan cevap yer tamlayıcısıdır.

Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde bu kurala aykırılık vardır?

A) İçimden hep iyilik geçiyor

B) Sinemanın zevkimizi dışarıdan idare ettiği bir devirde yaşıyoruz.

C) Ellerime hanım böcekleri konuyor.

D) Koltukta sere serpe uzanmış.

E) Aylardır ayakları toprağa basmamıştı.

20. Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık

Uykumda bütün bir gece Körfez’deyim artık.

Bu dizelerde geçen ek fiil almış sözcüğün zamanı ve kişisi hangi seçenekte doğru verilmiştir?

A) sandım; görülen geçmiş zaman, I. tekil kişi

B) uzaklaştı; öğrenilen geçmiş zaman, III. tekil kişi

C) uykumda; geniş zaman, I. tekil kişi

D) uzaklaştı; görülen geçmiş zaman, III. tekil kişi

E) Körfez’deyim; geniş zaman, I. tekil kişi

1. Dizelerde geçen “öfkeli yalnızlıklar” sıfat tamlamasında “öfkeli” sıfatı, “öfke” isminin üzerine “-li” yapım eki getirilerek türetilmiş bir sıfattır. Dizelerde geçen diğer sıfatlar ise basit yapılıdır: “eski savaşlardan, bir savaşçı, son artıklar”.

Cevap E

2. “A” seçeneğinde “açmama” eyleminin anlatan tarafından bilinmediği ve başkasından duyulduğu anlamı vardır. “B” seçeneğinde sonradan farkına varma, “C” seçeneğinde yakınma, “D” seçeneğinde küçümseme, “E” seçeneğinde ise şaşma anlamları katmıştır.

Cevap B

3. Gereklilik kipi(-malı/-meli): Yapılması gerekli olarak tasarlanan eylemi belirtir. Bu tasarlama konuşana bağlı bir gerekliliktir. Ayrıca “olmak” yardımcı fiili gereklilik kipinde tahmin, olasılık bildirir. “B”, “C’\ “D” ve “E” seçeneklerinde kip eylemin yapılması gerektiğini bildirirken “A” seçeneğinde tahmin, olasılık bildirir.

Cevap A

4. Gereklilik kipinde tasarlanan eylem konuşana bağlı bir gerekliliktir. Örneğin, “Derginin basım giderleri için dergiye reklam almalısınız.” cümlesini söyleyen kişiye göre “reklam alma” bir gerekliliktir. Anlatılan kişi için bu bir gereklilik olamayabilir.

Cevap C

5. Şahıs(kişi) ekleri. Türkçe köken bakımından üç farklı şekildedir; Zamir kökenli kişi ekleri; bunlarda I. çoğul kişi ekleri, “-ız, -iz, -uz, -üz”, iyelik kökenli kişi ekleri; bunlarda I. çoğul kişi eki “-k” ve emir kökenli kişi ekleri; bunlarda l. çoğul kişi ekleri, “-alım, -elim” dir.

Cevap D

6. Cümlenin yüklemi “zevkli olamaz” yardımcı eylemiyle kurulmuş birleşik eylemdir. Yükleme Ne?” sorusunu sorduğumuzda ( Zevkli olamayan ne?) alacağımız cevap özne (Bir köpek için hiçbir şey)dir. “Ne kadar zevkli olamaz?” sorusuna alacağımız cevap ise (içten gelen bir öfke ve hırsla berbat bir düşmanın etine dişlerini daldırmak kadar) zarf tümlecidir. Öge sıralanışı; Özne + zarf tümleci + yüklem şeklindedir.

Cevap C

7. Şiir olarak verilmiş sorularda dizeleri düz cümleye çevirmek gerekmektedir. Buradaki her iki dize de düz cümle haline getirilebilir. I. dize; “Gözleri, bende uzun uzun burgulu kaldı.” Buna göre cümlenin yüklemi “kaldı” çekimli fiilidir. “Kalan ne?” sorusuna alacağımız cevap (gözleri) öznedir. “Gözleri kimde kaldı?” sorusuna alacağımız cevap (bende) yer tamlayı-cısıdır. “Nasıl kaldı?” sorusuna iki kez cevap alıyoruz (uzun uzun, burgulu). Bu iki cevap da ayrı ayrı zarf tümlecidir. II. dize; “Geçende hana sağ indi ölü çıktı, dedi.” şeklinde düz cümleye çevrilmektedir, “dedi” çekimli fiili cümlenin yüklemidir, özne kişi ekiyle belirlenen, fakat kullanıma yansımayan “o”dur. “O ne dedi?” sorusuna alacağımız cevap da (Geçende hana sağ indi ölü çıktı) nesnedir. Öğelerin ayrılışı da şu şekildedir;

Gözlen /uzun uzun/ burgulu/ kaldı/ bende Dedi/; Hana sağ indi ölü çıktı geçende/

Cevap D

8. Cümlelerde tırnak içine alınmış alıntı cümlelerden önce iki nokta(;). bir metin içinde, başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözlerin başına ve sonuna tırnak işareti(“”), soru cümlelerinin sonuna soru işareti(?), bağımlı sıralı cümlelerin(herhangi bir öğesi ortak sıralı cümle) arasına virgül(,) gelir. Bu açıklamalar doğrultusunda sırasıyla şu noktalama işaretleri gelmelidir: (:), (“), (?), (,), (?), (“).

Cevap A

9. Arapça ve Farsçadan dilimize giren birtakım özel isim ve kişi ve yer adlarında bulunan ince “g, k” ve ince T ünsüzünden sonra gelen “a ve u” düzeltme işareti ile yazılır; kâğıt, tezgâh, gâvur; Halûk, Lâle, Nalân; Elâzığ, İslâhiye. Lapseki vb. “ifade” sözcüğündeki “a” sesi ise uzun ünlüdür. Kökeni Türkçe olan kelimelerde bugün uzun ünlü yoktur. Arapça ve Farsçadan dilimize giren kelimelerde görülür; ifade, adalet, kaide, sade vb. Ancak bu uzun ünlüler herhangi bir işaretle gösterilmez.

Cevap A

10. Adları sayılardan oluşan iskambil oyunu adları bitişik yazılır; altmışaltı, ellibir, yirmibir vb. Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir: 3’er değil üçer, 2’şer değil ikişer vb. Yüzde ve binde işaretleri yazılırken sayılarla işaret arasında boşluk bırakılmaz: %25, %50 vb. Sıra sayıları ekle gösterildiklerinde rakamdan sonra sadece kesme işareti ve ek yazılır, ayrıca nokta konmaz: 9.’uncu değil 9*uncu vb. Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır: iki yüz, üç yüz altmış beş vb. Açıklamalar doğrultusunda “D” seçeneği doğru yazılmıştır.

Cevap D

11. İki noktadan sonra gelen cümleler “A” seçeneğinde olduğu gibi büyük harfle başlar. Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen sözcük özel isim değilse büyük harfle başlamaz kuralını “B” seçeneği örnekler. İki noktadan sonra cümle ve özel isim niteliğinde örnekler sıralandığında bunlar büyük harfle başlamaz. “C” seçeneğinde bu kurala uyulmamıştır. Akrabalık adı olup lakap veya unvan olarak kullanılan sözcükler büyük harfle başlar kuralını “D” seçeneği örnekler. “E” seçeneğinde olduğu gibi cümle içinde özel adın yerini tutan makam veya unvan sözleri büyük harfle başlar.

Cevap C

12. Cümle birleşik yapılı uzun bir cümledir. “Saniye Hanımefendi” sözü cümlenin öznesidir ve uzun cümlelerde özneden sonra virgü! kullanılır. (II) “…duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya…” cümle içerisinde art arda gelmiş zarf-fiilterin arasına konmuştur. (III) “Saniye Hanımefendi, …….fırlamış, ………gelmişti.” Burada da sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için virgül kullanılmıştır. (I)

Cevap E

13. Ayırmada satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz. Kesme işareti satır sonuna geldiğinde yalnız kesme işareti kullanılır; ayrıca çizgi kullanılmaz.

Cevap B

14. Paragrafa dikkat edecek olursak 1. ve 2. cümlelerde benzer durum ve türdeki sözcüklerin çokça sıralandığını ve aynı anlam ve tür alanındaki sözcüklerin daha da sıralanabileceğin! görebiliriz. Bunun için de üç nokta kullanılmıştır.

Cevap A

15. Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır; “A” seçeneği. Cins isimlere çekim eki getirildiğinde anlam karışıklığı oluyorsa, karışıklığı gidermek için kullanılır: “B” seçeneği. Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesme işareti kullanılır: “D” seçeneği. Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman ekten önce kesme işareti kullanılır: “E” seçeneği. Kurum ve kuruluşlara gelen ekler kesmeyle ayrılmaz. Bu nedenle “C” seçeneğinde kesme işaretinin kullanılmasına gerek yoktur,

Cevap C

16. Tekrar grupları (ikilemeler) ayrı yazılır: Paragrafta bitişik yazılan (moraramorara) ikilemesinin ayrı (morara morara) yazılması gerekirdi. İsmin hâllerinden bulunma hâl eki “-da/-de; -ta/-te” “sokak ta” şeklinde yazılmış, doğrusu “sokakta” şeklinde olmalıydı. Çünkü hâl ekleri bitişik yazılır. Tırnak işaretinden sonra küçük harfle devam edilir; “Diye” değil de “diye” şeklinde yazılmalıydı.

Cevap C

17. “kaynana (kayın + ana), sütlaç (sütlü + aş), kaybolmak (kayıp + olmak) ve niçin (ne + için)” bu birleşik sözcüklerde ünlü düşmesi gerçekleşmiştir. “B” seçeneğindeki “reddetmek” birleşik sözcüğünde ise ünsüz türemesi gerçekleşmiştir: “red + etmek^-reddetmek”.

Cevap B

18. “güler yüz”, “görünmez kaza”, “bakar kör” ve “açık mavi” birleşik sözcükleri sıfat tamlaması şeklinde oluşmuştur, “yetiştirme yurdu” birleşik sözcüğü isim tamlaması şeklinde oluşup her iki şekilde oluşan birleşik sözcükler aynı zamanda ayrı yazılır.

Cevap E

19. Yer tamlayıcısı(dolaylı tümleç) eylemin yerini, hareket noktasını gösterir. “A” seçeneği, “İçimden hep iyilik geçiyor” Nereden geçiyor?>içimden. “C” seçeneği, “Ellerime hanım böcekleri konuyor.” Nereye konuyor?> ellerime. “D” seçeneği, “Koltukta sere serpe uzanmış.” Nerede uzanmış?>koltukta. “E” seçeneği, “Aylardır ayakları toprağa basmamıştı.” Neye basmamıştı?>toprağa. Bu seçeneklerde sorulara alınan cevaplar eylemin yerini ve çıkış noktasını bildirdiğinden bu öğeler yer tamlayıcısıdır. “B” seçeneğinde, “Sinemanın zevkimizi dışarıdan idare ettiği bir devirde yaşıyoruz.” Nerede yaşıyoruz?> cevap yok. Çünkü “-da/-de eki” burada eklendiği isme zaman anlamı katmıştır. Burada sorulacak uygun soru, “Ne zaman yaşıyoruz?” sorusudur. Aldığımız cevap da “Sinemanın zevkimizi dışarıdan idare ettiği bir devirdendir. Bu da öge olarak zarf tümlecidir.

Cevap B

20. Ek fiillerin iki işlevi vardır: İsim soylu sözcüklere gelerek onları yüklem yapma ve basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı fiil yapma. Bu işlevleri gerçekleştiren ek fiilin dört zamanı vardır: Görülen geçmiş zaman (-dı, -di, -du, -dü), öğrenilen geçmiş zaman (-mış, -miş, -muş, müş), şart (-sa, -se) ve geniş zaman (-dır, -dir, -dur, -dür). Ancak ek fiilin geniş zaman eki sadece isimlere gelir ve genellikle söylenmez. Ayrıca bu ek sözcüğe kesinlik anlamı da katabilir. Açıklamadan hareketle “A” ve “B” seçenekleri basit zamanlı fildir. Çünkü ikinci bir kip eki almamıştır. Yani ek fiil yoktur. “C” seçeneğindeki “uykumda” sözcüğünde herhangi bir kip eki yoktur. “E” seçeneğindeki “Körfez’deyim” sözcüğü aslında “Körfez’deyim(dir)” şeklindedir, “-dir” eki ek fiilin geniş zaman eki olup, sözcükteki “-im” eki de I. tekil kişi ekidir.

Cevap E

Kimler Neler Demiş?

avatar
Resim ya da fotoğraf ekleyiniz.
 
 
 
 
 
Video ya da ses ekleyiniz.
 
 
 
 
 
Doküman ekleyiniz.
 
 
 
 
 
  Abonelik  
Bildir