Türkçe Alan Bilgisi Testi 4

1. Türkçede bazı sözcükler cümle içinde anlam ve görev kazanır.

Aşağıdaki cümlelerde geçen bu tür sözcüklerden hangisinin işlevi diğerlerinden farklıdır?

A) Onlar gibi görünmek isteği zavallıyı bitirdi.

B) Eski bir dostu görmekten dolayı çok mutlu oldum.

C) Boğazına kadar borca batmıştı.

D) Daha önce belirtildiği üzere bu konu araştırılmaya muhtaçtır.

E) Söylenenleri hiç dinlemiyor sanki sağırdı.

2. I. İyi ve kötü, güzel ve çirkin, genç ve yaşlı diye söylenerek çıktı.

II. Olanlar karşısında bazen ağlıyor bazen gülüyorum.

III. Yetmiş yaşında bile çalışıyor.

IV. Buraya geldi ama az önce çıktı.

V. Ona karşı kâh arkadaş kâh öğretmen ol.

Yukarıdaki cümlelerde geçen bağlaçlardan hangisi bir yönüyle diğerlerinden farklıdır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde düşüncenin yönünü değiştiren bir bağlaç kullanılmıştır?

A) Bu çalışmaya insan taş olsa bile dayanamaz.

B) Söylenenleri yaptı ancak başarılı olamadı.

C) Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin.

D) Bu çocuk okula başlasa da rahata ersek.

E) Ne yediğinden ne de içtiğinden bir şey anlamadı.

4. I. Sözcüklerin diğer sözcüklerle ilişki kurmasını sağlar.

II. Yeni anlamda sözcükler türetmez.

III. Eklendiği isimler ve fiiller cümle içinde değişik görevler üstlenebilir.

IV. Çekim eklerinin kullanım alanları yapım eklerine göre daha kısıtlıdır.

V. Çekim ekleri yapım eklerine göre daha işlektirler.

Yukarıda çekim ekleri ile ilgili verilen bilgilerden hangisinde bir yanlışlık yapılmıştır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

5. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde farklı yapıda bir bağlaç kullanılmıştır?

A) Tut ki karnım acıktı. Anneme küstüm, Tüm şehir bana küstü.

B) Seni uğurlamaya gelemezsem bile mutlaka ararım.

C) Sen de başını alıp gitme.

D) Meğer bütün olup bitenden haberdarmış.

E) Bütün yaz gece gündüz demen çalıştı ama eline geçen parayla karnını bile doyuramadı.

6. Dolaştım Türkiye’yi adım adım

Kadınlar gördüm bakır çehreli

Dilekleri sonsuz, zevkleri yarım

Kadınlar gördüm ağırbaşlı, terbiyeli

Güzellik ne imiş anladım.

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Fiilden türemiş isim

B) iyelik eki almış isim

C) Birleşik isim

D) İsimden türemiş isim

E) Birleşik sıfat

7. Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde hecelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır?

A) a-ra-ba B) ku-ra C) sa-rı-ca D) ka-ra-ca E) ı-lık

8. Bre ağalar bre beyler

Ölmeden bir dem sürelim

Gözümüze kara toprak

Dolmadan bir dem sürelim

Yukarıdaki dörtlükte ünlem olan sözcük, dörtlüğe aşağıdaki anlamlardan hangisini katmıştır?

A) Beğenme, takdir etme

B) Karamsarlık

C) Can sıkıntısı

D) Çaresizlik

E) Coşku, heyecan

9. • İsmi fiile sebep-sonuç ilişkisi ile bağlar.

• Zaman anlamı taşıyan isimlere yine zaman anlamı katarak zarf göreviyle kullanılır.

• Yapım eki olur ve sıfat yapar.

• ismi edatlara bağlar.

Yukarıda “uzaklaşma hâli” ekinin bazı işlevleri verilmiştir.

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu açıklamalara örnek olamaz?

A) Gözüm senden başkasını görmüyor.

B) Gürültü dışarıdan geliyordu.

C) Sudan bahanelere karnım tok.

D) Kitap taşımaktan yoruldum artık.

E) Tayininin çıktığını çok sonradan öğrendim.

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü uyumlarını bozan zarf-fiil eki kullanılmıştır?

A) Gecenin karanlığında gidiyorum peşinden gizlice.

B) Akşamki yemekte tavırları bir garipti.

C) Her pazar kahvaltıda ablamgilde toplanırdık.

D) Geçen hafta onu kuytu bir köşede birilerine bir şeyler satarken görmüştüm.

E) Sabahleyin apar topar büyük bir telaşla evden çıktı.

11. İlgi hâli eki aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat grubu kurmuştur?

A) Hiç tanımadığımız kadın bizim ile oturmuş, konuşulanları pür dikkat dinliyordu.

B) Selma’nın annesi ağaçtan düşüp bacağını kırmış.

C) Bu bahar ağaçların yapraklan erken yeşerdi.

D) Sürekli benim notlarımdan ders çalışıyor.

E) Öğrencinin başarısında ailenin üstleneceği rol çok önemlidir.

12. Aşağıdaki cümlelerde “-a/-e” ekini almış sözcükler verilmiştir.

Aşağıdakilerin hangisinde bu ekin görevi farklı verilmiştir?

A) Sora sora Bağdat bulunur.

B) Babam yana yakıla her yerde beni arıyormuş.

C) Onun bu tavrı karşısında donakaldım.

D) Güle oynaya okula gider her sabah.

E) Söylene söylene kendini yedi bitirdi.

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde duyulan geçmiş zaman eki farklı bir görevle kullanılmıştır?

A) Yıllanmış şarap gibisin.

B) Senin bu bilmiş tavırların beni deli ediyor.

C) Okumuş adamın hâli başka.

D) Bu saatlerde dolmuşlar boş geçmiyor.

E) Sönmüş ocakta ne diye ısınmaya çalışıyorsun.

14. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde isimden fiil yapma eki eklendiği ismi geçişli fiil yapmıştır?

A) Artık derse gecikmeyeceğim.

B) iki yıl süren nişanlılık döneminde ona karşı olan duygularım köreldi.

C) Yakalandığı hastalıktan sonra epey zayıflamış.

D) En sevdiğim yemeklerden pişirmiş.

E) Zararlı böcek ve haşerelere karşı bahçeyi ilaçladık.

15. Dilimizde eklerin kelimelerde bir dizilişi vardır.

Aşağıdaki cümlelerde geçen sözcüklerden hangisinde bu dizilişe aykırı bir durum vardır?

A) Yapamam annemsiz, yapamam sevgisiz.

B) Bu konuyu yeterince tartıştık.

C) O kadar gergindi ki alay ettiğimi bile anlamadı.

D) Pencerenin açılmış kanadını sıkı sıkıya kapattı.

E) Kendi ideali için bizi gözden çıkarmıştı.

16.1. Bir sözcükte isimden isim yapma ekleri üst üste gelebilir.

II. Bir sözcükte fiilden fiil yapma ekleri üst üste gelmez.

İli. Bir sözcükte isimden fiil yapma eki ile fiilden isim yapma ekleri üst üste gelir.

Yukarıda Türkçenin kökler ile ekler arasındaki birleşme ölçüleri verilmiştir.

Buna göre numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde bir yanlışlık yapılmamıştır?

A) Yalnız I B) I ve II C) Yalnız II D) II ve III E) Yalnız III

17.”-lık/-lik; -luk/-lük” yapım eki aşağıdaki cümlelerden hangisinde farklı türde bir sözcük türetmiştir?

A) Bir gece için gelinliğe bu kadar para verilir mi?

B) Kişisel fotoğraf sergim için kaymakamlıktan randevu talep ettim.

C) Çocukların bayramlıklarını nasıl alacağım diye kara kara düşünüyorum.

D) Yüzündeki kırmızılık yok olmaya başlamış.

E) Açlıktan tansiyonum düştü.

18.(…)Bu düşünce ihtiyar adamı birden telaşlandırdı; inmeli elleriyle titreyerek, yanında duran kuru odun yığınına uzandı. İçi rahat etti; odunlar yanındaydı. Elini kürkünün içine sokarak tekrar etrafı dinlemeye koyuldu, işittiği seslerden çıkardığına göre reisin geyik derisi çadırları sökülmüştü.(…)

Yukarıdaki paragrafta geçen fiillerden kaç tanesi durum fiili değildir?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne görevinde olan yan cümlecik yükleme fiilimsi grubuyla bağlanmıştır?

A) Onu kaybettiğim zaman dokuz yaşların-daydım.

B) Başımda yanan kırmızı gece kandili sönmüştü.

C) Mektebe ilk ayak atışımın yine bir kaza, bir yaramazlıkla başladığını hatırlıyorum.

D) Birinin ötekinden büyük ve başka türlü olmasına tahammül edemez.

E) Bahçedeki ağaca saklanmak için tırmandım.

20. I. Bir fiil gibi tek başına kullanılamaz.

II. Yapım ekleri ile genişletilemez.

III. isim ya da fiil gövdeleri oluşturabilirler.

IV. Türkçede varlığını “i-miş, i-di ve i-se” gibi zaman tasarlama ekleri ile ortaya koyar.

Yukarıda ek fiil ile ilgili verilen bilgilerden hangisinde bir yanlışlık yapılmıştır?

A) I, II, III ve IV C) Yalnız III E) Yalnız I

B) Yalnız IV D) Yalnız II

CEVAPLAR

1. Türkçede cümle İçinde anlam ve görev kazanan sözcükler edat, bağlaç ve ünlemlerdir. Edatlar, sözcükler arasında çeşitli anlam ilgileri kurarken bağlaçlar, söz ve söz gruplarını ve cümleleri birbirine bağlar. “A”, “B”, “C” ve “D” seçeneklerinde geçen gibi, dolayı, kadar ve üzere sözcükleri çeşitli anlam ilgileri kurdukları için edattır. “E” seçeneğindeki sanki sözcüğü iki cümleyi birbirine bağladığı için bağlaçtır.

Cevap D

2. Cevap B

3. Cümle başı bağlaçları bulundukları cümleleri kendinden önceki ya da sonraki cümleleri birbirine bağlar. Bu bağlaçlardan “ama, lakin, fakat, ancak, yalnız” gibi bağlaçlar birbirine bağladıkları cümlelerin düşünce akışını değiştirir. “B” seçeneğindeki “Söylenenleri yaptı” cümlesi olumlu bir haberi bildirirken ‘ancak” sözüyle bağlanan “başarılı olamadı” cümlesi ise olumsuz bir haberi bildirmektedir. Olumlu bir durumdan olumsuz bir duruma geçiş söz konusudur.

Cevap E

4. Yapım ekleri kök ve gövdeden yeni sözcük türetirken çekim ekleri yeni anlamda sözcükler türetmez, onların diğer sözcüklerle ilişki kurmasını sağlar. Dolayısıyla çekim eklerinin kullanım alanı sınırsız olduğu için yapım eklerine göre daha işlek bir özellik taşımaktadır.

Cevap D

5. Bağlaçlar yapılarına göre üçe ayrılır: Basit, türemiş ve kalıplaşıp birlik hâlinde bulunan bağlaçlar. Basit bağlaçlar tek sözcükten oluşur; ama. fakat, de, meğer, bile… İki bağlacın bir zarf ile bir bağlacın veya kısa cümlenin anlam kayması ve ses kayması yoluyla kalıplaşmasından oluşanlar birleşik bağlaçlardır; veya, mademki, neyse, oysa… İki ya da daha fazla sözcükten kurulan ve kalıplaşmış birlikler halindeki bağlaçlar; ya da, hem de, tut ki, oysa ki, aksi takdirde… “A” seçeneğindeki “tut ki” bağlacı kalıplaşmış birlik hâlindeki bağlaçtır. Diğer seçeneklerdeki “de, meğer, ama, bile” bağlaçları basit bağlaçtır.

Cevap A

6. “dile-” fiil köküne “-k” fiilden isim yapan ek gelerek “dilek” sözcüğü türemiştir, “dilekleri” sözcüğündeki “ler-i” eki III. çoğul iyelik ekidir, “terbiye” isim köküne “-li” isimden isim yapan ek gelerek “terbiyeli” ismi türemiştir, “ağır+başlı (adam)” birleşik sıfattır.

Cevap C

7. Türkçe sözcük içinde iki ünlü arasındaki ünsüz, kendinden önceki ünlüyle değil, kendinden sonraki ünlüyle hece kurar. “A”, “C. “D” ve “E” seçenekleri bu açıklamaya örnektir. Ancak bazı alıntı sözcüklerde iki ünlü arasındaki ünsüz kendinden sonraki ünlüyle değil, kendinden önceki ünlüyle hece kurar: Kur-an, cüz-i. kur-a gibi.

Cevap B

8. Ünlemler cümle içinde sözcük ve sözcük gruplarıyla ilişkiye girdiklerinde bir anlam kazanırlar. Dörtlükte “bre” ünlemi dörtlüğe “beğenme, takdir etme” anlamı katmıştır.

Cevap A

9. Uzaklaşma hâli eki(-dan /-den): İsmin kendisinden ayrılma, çıkma, uzaklaşma ifade eden fiillerle ilgisini gösterir. Asıl işlevi ismi fiile bağlamak ve fiilin gösterdiği hareketin kendisinden ayrıldığını belirtmektir. Bu açıklamanın yanı sıra soruda verilen açıklamalar da bu ekin işlevleri arasında yer alır. “-dan/-den eki”. “A” seçeneğinde (senden başkası) ismi ve zamirleri edatlara bağlama. “C” seçeneğinde (sudan bahane) sıfat yapma, “D” seçeneğinde ( taşımaktan yoruldum) sebep-sonuç ilişkisi kurma. ‘E’ seçeneğinde (sonradan öğrendim) zarf görevi kazandırma işlevleriyle kullanılmıştır. HB” seçeneğinde (Gürültü dışarıdan geliyordu.) ise eylemin çıkış noktasını göstermektedir.

Cevap B

10. -ken eki, “i-” (ek fiiie) fiiline getirilen zarf-fiil ekidir. Kullanımda “i-” fiilinin i’si düşer ve ek ünlü uyumlarına uymaz.

Cevap D

11. İsmi bir başka isme, ismi bazen de edatla fiile bağlayan ve ilgisini gösteren ekler ilgi hâli ekleridir; -ın. -in, -un, -ün; -nın, -nin, -nun, -nün. İsimleri ve zamirleri iyelik eki almış bir isme ya da zamire bağlar, isim tamlaması ve iyelik grupları kurar: “B” seçeneğinde “Selma’nın annesi”, “C” seçeneğinde “ağaçların yaprakları”, “D” seçeneğinde “benim notlarım”, “E” seçeneğinde “öğrencinin başarısı” söz gruplarında olduğu gibi. Teklik ve çokluk birinci kişi zamirlerine getirilen ilgi hâli eki benzeşme yoluyla “m” olur: “benim notlarım”. İlgi hâli eki, zamirleri çekim edatlarına bağlar ve edat grupları kurar: “A” seçeneğindeki “bizim ile” söz grubu gibi.

Cevap A

12. “-a/-e” eki. “A”. “B”. “D” ve “E” seçeneklerinde zarf-fiil tekrar grupları yapmıştır: “sor-a sora, yan-a yakıla, gül-e oynaya, söyle(n)-e söylene”. “C” seçeneğinde ise kurallı birleşik fiilde bağ görevinde kullanılmıştır: “don-a kal-“.

Cevap C

13. Duyulan geçmiş zaman ekinin (-mış/-miş; -muş/-müş) eyleme başkasından duyulma anlamı kazandırma dışında iki işlevi daha vardır: Sıfat-fiiller ve kalıcı isimler yapma işlevleri, “yıllan-mış şarap, bil-miş tavır, oku-muş adam, sön-müş ocak” söz gruplarında sıfat-fiil yapmıştır. “D” seçeneğindeki “dolmuş” sözcüğünde taşıt ismi yaparak kalıcı hâle gelmiştir.

Cevap D

14. İsimden fıi! yapma ekleri eklendiği isimlerden geçişli ve geçişsiz fiiller türetir. “A” seçeneğinde “gecikmeyeceğim” sözcüğü “geç” isim köküne “-(i)k” yapım eki getirilerek, “B” seçeneğinde “köreldi” sözcüğü “kör” isim köküne “-el” yapım eki getirilerek, “C” seçeneğinde “zayıflamış” sözcüğü “zayıf isim köküne “-la” yapım eki getirilerek oluşturulmuş geçişsiz fiillerdir. “D” seçeneğinde “pişirmiş” sözcüğü “piş-” fiil köküne “-r” yapım eki getirilerek geçişsiz hâle getirilmiştir. “E” seçeneğinde ise “ilaçladık” sözcüğü “ilaç” isim köküne “-la” yapım eki, isim köküne getirilerek geçişli fiil türetilmiştir.

Cevap E

15. Dilimizde bir sözcükteki eklerin sıralanışı; kök + yapım eki + çekim eki şeklindedir. Ancak bazı sözcüklerde çekim eklerinin yapım eklerinden önce geldiği görülebilir. Seçeneklerde bu dizilişe aykırı “annemsiz” sözcüğü bulunmaktadır, “anne + m + siz” çözümlemesinde “-m” iyelik eki üzerine “-siz” yapım eki gelerek diziliş: kök + çekim eki + yapım eki şekline girmiştir.

Cevap A

16. Türkçede kökler ile ekler arasındaki birleşme ölçüleri kurallı ve sistemlidir. Bir sözcükte isimden isim yapma ekleri üst üste gelebilir: göz + lük + lü sözcüğü gibi. Bir sözcükte fiilden fiil yapma ekleri üst üste gelmez denilmiş. Bu açıklama yanlıştır. Filden fiil yapma ekleri üst üste gelir: “gid(t) + er + il-” sözcüğünde “git-” fiil köküne önce fiilden fiil yapma eki “-er” sonra tekrar fiilden fiil yapma eki “-il” eki getirilmiştir. Bir sözcükte isimden fiil yapma eki ile fiilden isim yapma ekleri üst üste gelmez. Yani sözcük önce isim sonra fiil daha sonra tekrar isim olamaz.

Cevap A

17. “gelinlik, kaymakamlık, kırmızılık ve açlık” sözcüklerinde M—lık/-lik; -lukMük” eki isim yapmıştır, “bayramlık” sözcüğünde ise sıfat yapmıştır: “bayramlık (elbise)”.

Cevap C

18. Sorudaki paragrafta bulunan “uzan-, rahat et-, koyul-, sökül-,” fiilleri nesne almadığından durum fiilleridir, “telaşlandır-” fiili yüklemde belirtilen işin yapanın dışında bir nesneye yöneldiğini, bir varlık üzerinde gerçekleştiğini belirtir. Dolayısıyla “telaşlandır-” fiili nesne isteyen bir fiil olduğu için kılış fiilidir.

Cevap A

19. Fiilimsi grupları birleşik cümlelerde yan cümlecik olurlar. ” Onu kaybettiğim zaman dokuz yaşlarındaydım.” cümlesinde fiilimsi grubu zarf tümleci görevindedir.(Ne zaman dokuz yaşlarındaydım?) “Başımda vanan kırmızı gece kandili sönmüştü.” cümlesinde fiilimsi özne görevindedir. (Sönen ne?) “Mektebe ilk ayak atışımın yine bir kaza, bir yaramazlıkla başladığını hatırlıyorum.” fiilimsi grubu nesne görevindedir (Neyi hatırlıyorum?). “Birinin ötekinden büvük ve başka türlü olmasına tahammül edemez.” fiilimsi grubu yer tamlayıcısı görevindedir. (Neye tahammül edemez?) “Bahçedeki ağaca saklanmak için tırmandım.” fiilimsi grubu zarf tümleci görevindedir. (Niçin tırmandım?)

Cevap B

20. II. cümledeki “Yapım ekleri ile genişletilemez.” bilgisi doğru bir bilgi olduğundan ek fiillerin isim ya da fiil gövdeleri oluşturması mümkün değildir.

Cevap C

Kimler Neler Demiş?

avatar
Resim ya da fotoğraf ekleyiniz.
 
 
 
 
 
Video ya da ses ekleyiniz.
 
 
 
 
 
Doküman ekleyiniz.
 
 
 
 
 
  Abonelik  
Bildir