Türkçe Alan Bilgisi Testi 3

1. I. Akıcılık

II. Yalınlık

III. Duruluk

IV. Doğalllık

V. inandırıcılık

Yukarıda verilen niteliklerden hangisinin iyi bir cümlenin özelliği olduğu söylenemez?

A) I B) II C) III D) IV E) V

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?

A) Dünya kurulalı beri insanların yalnızca kişisel çıkarlarına göre davrandıkları gerçek mi?

B) Akşam karanlığı basarken evlerine dağılan, yüzleri kaygılı işçilerin doldurduğu caddelerde yürümek hoşuma giderdi.

C) En küçüğünden en büyüğüne kadar daire-dekilerin hepsinden nefret ediyor, bir yandan küçümserken bir yandan da onlara karşı derin bir öfke hissediyordum.

D) Değişmek için zamanınız, inancınız olsa bile değişmeyi kendinizin de istemeyeceğini anlamanın tadına doyum olunur mu?

E) Kendimi herkesten akıllı saymamın tek nedeni, bitirmek şöyle dursun, yaşamım boyunca hiçbir şeye başlamamış olmamdır.

3. Yazarın başkasına benzememesini anlatan bir kavramdır. Sanatçının anlatıma getirdiği yenilik, farklılık ve orijinalliktir. Yazarın eserine kendi mührünü vurmasıdır.

Yukarıda özelliği verilen iyi bir cümlede bulunması gereken nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Akıcılık B) Doğallık

C) Sürükleyicilik D) Duruluk

E) Özgünlük

4. – Anlamları aynı olan sözcüklerin bir arada kullanılması

– Anlamca çelişen ifadelerin bir arada kullanılması

– Sözcüğün yanlış yerde kullanılması

– Düşünce ve mantık hatasının bulunması

Yukarıda anlatım bozukluğu oluşturan nedenlerden birkaçı verilmiştir.

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu nedenlerden birine örnek olamaz?

A) Bir hatip duygu ve düşüncelerini ne kadar içtenlikle ifade ederse o kadar dinleyici üzerinde etkili olur,

B) Bilerek ya da bilmeyerek yapılan kazaların hesabını kim verecek?

C) Açıklamak istediğimiz konuşmanın temel konusu, ne olursa olsun, üç bölüme ayrılabilir.

D) Şimdi artık kendimize daha çok güvenebiliriz.

E) Tanımadığım biri bana bir çanta dolusu para getirdi ve çekilip gitti.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?

A) Önce kendinize çözülmesi gereken bir sorun ve çözüm tespit edin.

B) Verilmek istenen fikirleri zihninizde gözden geçirin.

C) Dinleyicinin hayal gücünü harekete geçirecek cümleler kurun, radyo dinleyicilerinin dikkatini çekebilmek çünkü bayağı zordur.

D) Hiç kuşkunuz olmasın, biraz sonra bizimkiler de gelir.

E) öğrencilik yıllarımda benim kırık hiçbir notum yoktu.

6. Aşağıdakilerden hangisi anlatımda birlik ve bütünlüğün sağlanmasının ilkelerinden biri değildir?

A) Paragraf ve cümlelerin birbirleriyle uyum içinde olması gerekir.

B) Anlatılmak istenenler ana düşünceden kopmadan verilmelidir.

C) Anlatımın daha güçlü kılınması için paragraflar uzun cümlelerle kurulmalıdır.

D) Paragraf ve cümleler dil ve düşünüş yönünden sağlam bir bütünlük oluşturmalıdır.

E) Cümle ve paragrafların belli bir ana fikir etrafında kümelenmesi gerekir.

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde farklı bir nedenden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

A) Öğretmen bir bir herkesi kaldırıp adlarını ve hangi okuldan geldiklerini soruyordu.

B) Bu köyden ayrıldığımda yeni yürümeye başlıyordu.

C) Hemen hemen bana masada çalışacak yer kalmamıştı.

D) Öğrenciler, dün başlayan tercih yapma işlerini 17 Temmuzda sona erecek.

E) Kızım, ablan da, tıpkı senin gibi, bunun çok üzüntüsünü çekti.

8. – Yazı dili ile konuşma dili arasındaki en belirgin fark, konuşma dilinin daha dinamik oluşundadır.

– Selda benden duyduklarını annesine ve babasına söylemiş olmalılar ki, onlar bana daha fazla değer vermeye başladılar.

Yukarıda anlatım bozukluğu olan iki cümle verilmiştir. Aşağıdakilerden hangisinin her iki cümledeki anlatım bozukluğunun da nedeni olduğu söylenebilir?

A) Gereksiz ek kullanılması

B) Virgülün yanlış kullanılması

C) Bir sözcüğün yanlış yerde kullanılması

D) Bağlaç eksikliği

E) Tamlama yanlışlığı

9. I. d, n, j

II. c. I. r

III. s. z

IV. ç.j.ş

V. v. f

Yukarıda boğumlanma noktalarına göre ünsüzler verilmiştir.

Bu ünsüzlerden teşekkül noktalarına göre ikili gruplar oluşturulursa aşağıdakilerden hangisi dışarıda kalır?

A) I B) II C) III D) IV E) V

10. Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde farklı bir ses değişmesi söz konusudur?

A) uyku B) yukarı C) kopar-

D) için E) uyan-

11. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi Türkçe değildir?

A) örs B) ast C) fink D) inanç E) sarp

12. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde ağız boşluğunun yükseklik durumuna göre çıkan ünlüler bir arada verilmiştir?

A) o, ö, u, ü

B) a, e, ı, i

C) e, i. ö, ü

D) a, e, o, ö

E) a, ı, o, u

13. Adam gelmemişti. Adamın geldiği merdivende yankılanan soluklanmasından, kese kağıdı hışırtılarından ve içeriye giren kentin kokusundan anlaşılır, o zaman Zübeyde’nin odasındaki gün boyu süren karanlıkta adamın varlığıyla bir küçük lamba, bir ışık sızıntısı belirirdi.

Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?

A) Ünlü düşmesi

B) Ünlü daralması

C) Ünsüz benzeşmesi

D) Sedalılaşma

E) Ünlü çatışması

14. Türkçede kök durumundaki sözcüklerle vurgu başta veya sonda yer alırken yapım ve çekim eklerinin ilavelerinde vurgu bu eklere doğru kayar.

Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde bu kurala aykırılık vardır?

A) güzeldir B) gözlükçü

C) ekin D) başlıklar

E) kuşçu

15. • İki ses yer değiştirir.

• Ünsüz sesler arasında yer değiştirme olur.

• Komşu seslerde görülür.

• Bazen uzak sesler arasında da yer değiştirme gerçekleşir.

Yukarıda özellikleri verilen ses olayı aşağıdakilerden hangisidir?

A) k-h değişmesi

B) Metatez

C) t-d değişmesi

D) b-v değişmesi

E) Sızıcılaşma

16. Sözcük içinde iki unlunun çeşitli sebeplerle karşılaşması, yan yana gelmesi olayına — denir. Dilimizde ekleşme olmadığı sürece sözcük tabanlarında iki ünlü yan yana gelmez.

Yukarıdaki açıklamada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Sızıcılaşma

B) ikizleşme

C) Ünlü çatışması

D) Aykırılaşma

E) Sedalılaşma

17. Ünlülerin biçimlenmesinde aşağıdakilerden hangisinin işlevi yoktur?

A) Dil

B) Dudak

C) Alt çene

D) Dişler

E) Ağız boşluğu

18. Aşağıdaki sözcük veya sözcük çiftlerinden hangisi Türkçe değildir?

A) yağ

B) çağ-ferağ

C) sağ

D) yağ-çağ

E) çerağ-ferağ

CEVAPLAR:

1. Bir cümlenin niteliği işlenen konuya, edebî türe, konuşan veya yazan kişinin kültür seviyesine, muhatabın niteliğine göre değişir. “Açıklık, duruluk, yalınlık, özlülük, doğallık, özgünlük, akıcılık, etkileyicilik, sürükleyicilik” gibi nitelikler iyi bir cümlenin özellikleri olarak sıralanabilir. Soruda seçenekler değerlendirildiğinde “inandırıcılık” iyi bir cümlenin nitelikleri içinde sayılmayabilir.

Cevap E

2. “A” seçeneğinde “-alı” eki ve “beri” sözcüğü anlam itibariyle aynıdır, “beri” cümleden çıkarılmalıdır. “B” seçeneğinde “basarken” sözcüğü “çökerken” şeklinde değiştirilmelidir. “C” seçeneğinde cümleye “onları” sözcüğü eklenmelidir. “D” seçeneğinde “çatı uyumsuzluğundan” kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var. Yüklem “olur mu” şeklinde düzeltilmeli.

Cevap E

3. Özgünlük yazarın “kendine özgülüğünü anlatan bir kavramdır. Özgün sanatçı kimseyi taklit etmediği gibi, özgün sanatçının başkası tarafından taklit edilmesi de zordur. Özgünlük eserin içeriğinde, biçiminde ya da her ikisinde olabilir.

Cevap E

4. “A” seçeneğinde bir sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Bu cümlede ” o kadar” edat grubu “dinleyici” sözcüğünün sıfatı değil, “etkili olur” ifadesinin zarfı olmalıdır. “B” seçeneğinde bir mantık yanlışlığından bahsedilebilir. Kazalar “bilerek ya da bilmeyerek” yapılmaz. “C” seçeneğinde anlamca çelişen ifadelerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Bu cümledeki “ne olursa olsun” kelime grubu ile “ayrılabilir” sözcüğü anlam bakımından çelişmektedir. Birincisi cümleye “kesinlik”, diğeri “ihtimal” anlamı katmaktadır. “D” seçeneğinde anlamları aynı olan “şimdi, artık” sözcüklerinin bir arada kullanılmasından bir anlatım bozukluğu vardır. İkisinden birinin çıkarılması gerekir. “E” seçeneğini örnekleyen herhangi bir açıklama yoktur.

Cevap E

5. “A” seçeneğinde “sorun ve çözüm tespit etmenin” anlamsızlığı düşünülecek olursa bir mantık yanlışlığı olduğu fark edilecektir. “B” seçeneğinde yanlış sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğundan bahsedilebilir, “gözden geçirin” yerine “tasarlayın” sözcüğü cümleye daha uygun düşer. HC” de, sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından dolayı bir anlatım bozukluğu oluşmuş, “çünkü” bağlacının birinci cümleden sonra, ikinci cümlenin başında kullanılması daha uygun olurdu. “E” seçeneğinde, yine sözcüğün yanlış yerde kullanımından kaynaklanan bir bozukluk var. “kırık” sözcüğünün “notum” kelimesine sıfat olması gerekirdi.

Cevap D

6. Uzun cümlelerin kullanılmasının anlatımın güçlü olmasıyla pek ilgili olduğu söylenemez.

Cevap C

7. “A”, “B”, “C” ve “E” seçeneklerinde sözcüğün yanlış yerde kullanımından kaynaklanan anlatım bozuklukları vardır. “A” seçeneğinde, “bir bir” ikilemesinin “kaldırıp” bağ – fiil sözcüğünden önce gelmesi gerekir. “B” seçeneğinde “yeni” sözcüğünün “kalmamıştı” fiilinden önce gelerek, fiili nitelemesi gerekir. “G” seçeneğinde “hemen hemen” ikilemesinin “kalmamıştı” fiilinden önce gelmesi anlatım bozukluğunu giderecektir. E” seçeneğinde ise “çok” sözcüğünün “çekti” fiilinden önce kullanılması doğrudur. “D” seçeneğinde eklerin yanlış kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu görülmektedir. Cümle “Öğrencilerin dün başlayan tercih yapma işleri 17 Temmuz’da sona erecek.” şeklinde olmalıdır.

Cevap D

8. Verilen cümlelerdeki anlatım bozuklukları gereksiz ek kullanımından kaynaklanmaktadır. Birinci cümlede yüklemin “oluşudur” veya “olmasıdır” biçiminde düzeltilmesi gerekir. İkinci cümlede “olmalılar” fiilindeki “lar” çokluk eki yanlış kullanılmıştır. Cümlelerin düzgün hâli “Yazı dili ile konuşma dili arasındaki en belirgin fark, konuşma dilinin daha dinamik oluşudur”, “Selda benden duyduklarını anne ve babasına söylemiş olmalı ki, onlar bana daha fazla değer vermeye başladılar.” şeklinde olmalıdır.

Cevap A

9. iki dudağın birbirine veya alt dudağın üst dişlere dokunması ya da yaklaşmasıyla oluşanlar dudak ünsüzleridir: b, p, m, v. f. Dil ucunun üst dişlere veya üst diş etlerine değmesi ya da yaklaşması sonucunda oluşanlar diş ünsüzleridir; d, t, c, ç, j, ş, z, s, n, I, r.

Cevap E

10. “yukarı” ve “uyan” sözcüklerinde o, ö-u, ü değişmesi vardır: oyan- > uyan-, yokaru> yukarı, “kopar-” sözcüğünde u, ü-a, e değişmesi vardır: kopur- > kopar-, “için” sözcüğünde u-ı, / değişmesi vardır: uçun> için. ” uyku” sözcüğünde k-h değişmesi vardır: uyhu> uyku. B, C, D ve E seçenekleri ünlü değişmesi iken A seçeneği ünsüz değişmesidir.

Cevap A

11. Türkçe sözcüklerin sonunda iki ünsüz yan yana bulunacaksa şu ünsüz çiftleri olmalıdır: -İç -Ik -İp -İt: ölç, ilk, alp, alt. -nç, -nk, -nt: denk, ant, inanç, -rç, -rk, -rp, -rs: borç, Türk, sarp, kurt, örs. -st: ast, üst. Türkçe sözcüklerde T sesi yoktur.

Cevap C

12. Ağız boşluğunun geniş olduğu durumda çıkan a, e, o, ö açık ünlülere geniş ünlü; ağız boşluğunun dar olduğu durumda çıkan /, /, u, ü kapalı ünlülere ise dar ünlü denir. Açıklık kapalılık demek ünlü söylenirken ağız boşluğunun yüksekliğinin çok veya az olmasıdır.

Cevap D

13. Ünlü düşmesi, gelmemiş (i) di > gelmemişti; fiillerin birleşik çekimlerinde ve isimlerin çekimlerinde kelimeye bitişik yazıldığında ek düşer. Ünsüz benzeşmesi, gelmemiş(d)i > gelmemiş(t)i; sonu sert ünsüzlerle biten kelimelere d. c, g ile başlayan bir ek geldiğinde bu ünsüzler kendinden önceki ünsüzlerle benzeşerek sertleşir. Sedalılaşma (ünsüz yumuşaması). kesekağı(t)ı > kesekağı(d)ı; Türkçede kelime sonunda bulunamayan b, c, d, g ünsüzlerinin p, ç, t, k ünsüzlerine dönüşmesidir. Ünlü çatışması (kaynaşma), şişe-e > şişe(y)e\ kelime içinde iki ünlünün yan yana gelmemesidir. İki ünlünün yan yana gelmesi durumunda ise araya uygun ünsüz ses girer.

Cevap B

14. gözlük/gözlükçü, ekin, başlık/başlıklar, kuşçu; bu sözcüklerdeki vurgu yukarıdaki açıklama doğrultusundadır, “güzeldir” sözcüğünde vurgu ortadır. Çünkü -dır/dir bildirme eki, -ca/ ce eşitlik eki, -n ve -la/le vasıta ekleri, -mı/mi soru eki, -ma/me olumsuzluk eki, -gıl/gil eki, -yor şimdiki zaman eki vurgusuz oldukları için vurguyu kendinden önceki heceye aktarırlar.

Cevap A

15. k-h değişmesi; ırah > ırak. t-d değişmesi; til > dil, b-v değişmesi; bar- > var-. Bunlar ünsüz değişmelerinden bazılarıdır. Sızıcılaşma; c, ç patlayıcı ünsüzlerinin sızıcı /, ş ünsüzlerine dönüşmesidir; vicdan > vijdan gibi. Yukarıda özellikleri verilen ses olayı ise göçüşme (metatez) dır: köprü > körpü, toprak > torpak gibi.

Cevap B

16. Sızıcılaşma, patlayıcı c, ç ünsüzlerinin sızıcı j, ş ünsüzlerine dönüşmesidir. Bu ses olayı sadece konuşma dilinde görülür; ecnebi > ejnebi, vicdan > vijdan gibi. İkizleşme, sözcük içinde aynı ünsüzün iki defa söylenmesidir. Daha çok Azeri Türkçesinde olan bir kuraldır: ana > anne, sekiz > sekkiz gibi. Aykırılaşma, benzeşmenin zıddı olan aykırılaşma daha çok ağızlarda görülen bir ses olayıdır. Aykırılaşma sözcük içindeki aynı tür iki sesten birinin boğumlanma noktasını diğerinden ayırması ve farklı bir sese dönüşmesidir: aşçı > ahçı, attar > aktar gibi. Sedalılaşma (yumuşama), Türkçede bazı sedasız seslerin iki ünlü arasında kalarak sedalı hale gelmesidir: ağaç-ın > ağacın, kitap evi > kitabevi gibi. Ünlü çatışması, sözcük içinde iki ünlü çeşitli sebeplerle karşılaşıp yan yana gelirken araya ünsüz bir sesin girmesidir: şişe-e > şişeye, bu-u > bunu gibi.

Cevap C

17. Cevap: D

18. Cevap: E

Kimler Neler Demiş?

avatar
Resim ya da fotoğraf ekleyiniz.
 
 
 
 
 
Video ya da ses ekleyiniz.
 
 
 
 
 
Doküman ekleyiniz.
 
 
 
 
 
  Abonelik  
Bildir