Türkçe 2. Dönem Türkçe TEOG Denemesi (30)

Kitaplarımı genellikle erken kalkıp yazıyorum. Yazmak için pek fazla ortam seçmem. Ancak ne olursa olsun her gün masanın başına oturup yazmaya çalışıyorum. Bana göre yazmanın en iyi yolu, çabucak yazmaya başlamaktır. Temel ilkem: “Düşünme, yaz!” Çünkü yazmaya başladığınızda düşünce mutlaka geliyor.

1.Bu sözleri söyleyen bir yazar için, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Genelde aynı saatlerde yazmaya başlar.

B) İlgi çeken, popüler konuları ele alır.

C) Çalışma ortamı konusunda seçici değildir.

D) Yazmanın düşünceyi çağırdığına inanır.

2- Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler bir arada kullanılmamıştır?

A)   Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.

B)   Sen işini kış tut, yaz çıkarsa bahtına.

C)   Güvenme varlığa, düşersin darlığa.

D)   Attan inilip eşeğe binilmez.

1 – Biz bu kasabaya yerleşeli aşağı yukarı yirmi yıl oldu.

2- Çocukları göz göre göre tehlikeye atıyorlardı.

3- Onun hakkında asla ve asla böyle bir söz etmedim.

4- Çanakkale’de hemen hemen bir milyonluk düşman ordusuna karşı savaştık.

3- Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde, altı çizili sözler aynı anlamda kullanılmıştır?

A) 1 – 2 B) 2 – 3

C) 1 – 4 D) 3 – 4

(1) Yörükler, dil, kültür, gelenek ve sanatlarında eski ve köklü Türk kültürünün öz kaynaklarını yakın zamana kadar sürdüren konar-göçer topluluklardır. (2) Ne var ki son kırk yılda değişen zamana ve mekâna uyarak Yörükler de hızlı bir değişim içine girmişlerdir. (3) Yörükler yalnız yetiştirdikleri hayvanları, bunlardan elde ettikleri ürünleri satarak geçimlerini sağlamaktadır. (4) Her yıl birkaç oba, konar-göçerliği bırakarak köylere ve kasabalara yerleşir hâle gelmiştir.

4- Numaralandırılmış cümlelerden hangisi parçanın anlam bütünlüğünü bozmaktadır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

Şairi, “şiir yazan bir birey” olarak görmek ve buradan yola çıkarak ona değer biçmeye çalışmak, büyük bir yanlıştır. Şairin “şiir yazıyor oluşu” sadece onun bir şair olduğunu fark edişimize yardım edebilir. Ama onu şair yapan şeyin ne olduğuna ilişkin temel bir görüş vermiş olmaz. Şairin farkının “şiir yazıyor oluşu” olarak değerlendirilmesi, şairi de şiiri de azaltan bir değerlendirme olacaktır. Sadece şiir yazıyor diye bir kişiye şair denilmemeli. Çünkü şiir “yazılan” değil, “kendini yazdıran” bir şeydir. Diğer bir ifadeyle şiir, şairin emrinde değil; şair, şiirin emrindedir.

5-Yukarıdaki paragrafta yazar aşağıdakilerden hangisine karşı çıkmaktadır?

A)     Şiir yazan herkesin şair olarak kabul edilmesine

B)     Şairin, şiiri küçük görmesine

C)    İnsanların şiirin gerçek önemini anlayamamasına

D)    Şairlik için sadece yeteneğin yeterli görülmesine

İçimden geliyor onun için yazıyorum diyenlere sık sık rastlanır. Bu bağlamda “iç” kavramı, yazma eyleminin yapmacıklıkla bir alışverişi olmadığını belirtmeye yarar. Yazmada bir kendiliğindenlik görenler böyle düşünür. Yazarın kendinde bulunan bir yaratma uyarısına dayatmak demektir bu yazıyı, yazma eylemini. Yaratmaya iteleyen bir şey sarmış yazarın benliğini, öyle bir şey ki yazarın kendisinden kaynayıp fışkırıyor! Yazar da bırakıyor kendini bu akışa. Bu saçmalıklara inananlara bunu dile getirenlere sadece gülüp geçiyorum.

6-Bu parçada yazarın eleştirdiği tutum aşağıdakilerden hangisidir?

A)  Yazı yazmanın doğuştan gelen bir özellik olarak algılanması

B)     Edebi eserlerde yazarın kendilerini sınırlandırması

C)    Yazmanın sadece içten gelen bir eylem olarak görülmesi

D) Çok yazmanın kişinin yaratıcılığını artırdığının düşünülmesi

Oktay Rıfat bir konuşmasında: “Mağrur kaşlarını gözlerinin üstüne düşürerek karşısındaki sarışın ve çekici kadının yeşil gözlerine derin kuyular gibi işleyen bakışlarını yöneltti, türünden laf ebelikleri yapmaktan kaçındım.” diyor.

7- Bu sözde “Oktay Rıfat’ın” vurgulamak istediği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Özgünlük    B) Nesnellik

C) Etkileyicilik    D) Yalınlık

8- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “varsayım” söz konusu değildir?

A)  Diyelim ki il sayımız 100’e çıktı, ne olacak?

B)  Tut ki İstanbul’dan iki il çıkardık, çözüm değil ki.

C)  Bir an için senin sınavı kazanacağını farz edelim.

D)  Oysaki o benim söylediklerimi dinliyormuş.

Öykülerimde içinizden biri gibi, Ezgi gibi, Ozan gibi olağan çocuklar vardır. Bunun için, öykülerimdeki kişilere “kahraman” demeyin ne olur. Evet, Don Kişot bir kahramandı, düşman sanıp yel değirmenlerine saldırıyordu çünkü. Kahraman, aldatılan ve akıllılar tarafından tekrar tekrar aldatılmak için başkalarına tavsiye edilendir.

9Bu parçada yazar söylediklerini inandırıcı kılmak için aşağıdaki yolların hangilerine başvurmuştur?

A) örneklendirme – benzetme

B) karşılaştırma – tanımlama

C) tanımlama – örneklendirme

D) tanık gösterme – tanımlama

(I) Geçmişteki şan, şöhret dolu günlerini ve yurda hizmetle geçirdiği uzun yılları düşünüyor. (II) İktidarın tatlı yönleriyle insanların yaşattığı tatsızlıkları aklından geçiriyordu. (III) Hayatının bu aşamasında geçmiş yılların dökümünü sık sık yapar olmuştu. (IV)Yaşamındaki hareketsizlik, her geçen gün ruhunu biraz daha boğuyordu.

10-Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisinde “aşamalı bir durum” söz konusudur?

A) I.           B) II.

C)lll.        D) IV.

Çağın beğenisine kapılmamak zor. Kişi olarak içinde yaşadığım topluma karşı koymak, sürekli olarak tek başıma yaşamak, çeşitli suçlamalarla karşılaşmak, kötülenmek, yerilmek, beğenilmemek, yeteri kadar kazanç elde edememek, başkalarının gözünde önem kazanamamak… Bunlar ve bunlar gibi daha nice yoksunluklar… Hepsi de yaşayan kişi için önemli, vazgeçilmez şeyler. Ama yarına kalacak sanat eseri oluşturmam için bütün bunlara sırt çevirmem gerekiyor.

11. Bu parçanın türü aşağıdakilerin hangisidir?

A) Eleştiri B) Deneme

C) Makale D) Söyleşi

İçimden geçenleri, en güzel, bir türkü dile getirebiliyor. Beni en çok bir türkü anlatıyor. Sevgimi, acımı, hasretimi, incinmişliğimi, cesaretimi, umursamazlığımı, isyanımı… Hepsini bir arada, dengelenmiş, durulmuş ve incelmiş olarak yalnız bir türküde buluyorum. Bir türküye tutunup memleketi baştanbaşa dolaşmak ve o türkülerin dokunduğu insanlarla kol kola yürümek istiyorum. Sazlar vurdukça sınırsız ve bitimsiz sevebileceğime inancım artıyor.

12- Bu sözleri söyleyen bir kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

A) Türkülerde bütün duygularını bir arada ve en güzel ifadelerle bulan.

B) Duygu ve düşüncelerini türküler söyleyerek anlatan.

C) Türkülerle sevgisinin artacağına inanan.

D) Türkülerden etkilenen insanlarla birlikte olmak isteyen.

13- Yazar,  (I) olayları, kişileri   hayal gücünün de(II)yardımıyla yeniden (III)

üreterek (IV)  verir.

Yukarıda numaralanmış sözcüklerden hangisi çıkarılırsa cümlenin yapısı değişir?

A)l.          B) II.        C) III.          D) IV.

14- Aşağıdaki dizelerden hangisinin yüklemi geçişsiz bir eylemdir?

A) Sessizce alıyorlar benden habersiz

B) Gecenin geç saatinde işimden dönüyorum.

C) Gördüm zifir sarısı dükkân vitrinlerinde.

D) Bir devrin neşesini taşıyor gözlerin.

15-Aşağıdaki cümle türlerinden hangisi, karşısında verilen cümlede kullanılmamıştır?

A)     Birleşik cümle – Umut, çalışanın rüyasıdır

B)    Basit cümle – Bir anda hüzünle doldu kalbimin içi.

C)     Fiil cümlesi – Yeni doğan bebek ailenin neşe kaynağı olmuştu.

D)    Sıralı cümle – Ne aradığını bilmeyen, ne bulduğunu anlayamaz.

(I) Kadın altmış yaşlarındaydı. (II) Önünde bir umut yoktu. (III) Geride kalan bir güz manzarasıydı. (IV) Gözleri buğulandı.

16-  Numaralanmış cümlelerden hangisi yüklemine göre diğerlerinden farklıdır?

A) I. B) II.

C) III. D) IV.

17-  (I)Her şeyin uyum içinde (II)gittiği,

(III)her hangi bir aksamanın olmadığı zamanlarda işin uzmanları tarafından kesin ifadelerle yasaklanmasına rağmen

(IV)pek çok şeyi yapıyoruz.

Yukarıdaki parçada altı çizili sözlerden hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?

  1. I.   B) II.   C) III.   D) IV.

Ramazan ayı boyunca iki minare arasına yazı yazma geleneğidir mahya. Gece, siyah pelerinini omuzlarına alıp sokağa çıktığında başlar mahyaların ışıklı şarkısı.Öylesine güzeldir ki, yakamozlar kıskanır onları; mehtaplı gecelerde ay bile saklanacak bulut arar. Mevsimlerden bir yaz gecesinde ateş böcekleri bir araya gelip onların şarkılarına katılır.

18-Bu  parçada aşağıdakilerden  hangisi  ağır basmaktadır?

A)       Kişileştirme

B)       Benzetmeler yapma

C)       Karşılaştırma yapma

D)      Örneklemeye başvurma

Medya dünyasında rekabet, özellikle televizyon kanallarında bütün hızıyla sürüyor. Her kanal, bir diğerine benim dizilerim iyi seninkiler kötü, diye saldırıyor. Senin dizilerinde kan, kanunsuzluk var, benimkilerde aşk ve güzellikler var diyen kanal, bir bakmışsın o kan ve kanunsuzluk olan dizi filmi bilmem kaç milyon dolarla kendi kanalına transfer etmiş. Aynı rekabet, gelin-kaynana ve kadın programlarında kelimenin tam anlamıyla “ölümüne” devam ediyor. Oysa medyamız her fırsatta “Etik değerlere dikkat edilsin, aile yapımız bozulmasın, çocuklarımızın psikolojileri olumsuz etkilenmesin!” gibi tribüne oynayan laflar ediyor, hatta bunları gazetelerde çarşaf çarşaf ilan ediyor. Ama ne yazık ki bunlar her seferinde lafta kalıyor, değişen bir şey olmuyor, kimse alışkanlığını değiştirmiyor.

19-Bu parçada medya dünyamızla ilgili olarak anlatılmak istenen, aşağıdaki atasözlerinden hangisiyle özetlenebilir?

A)     Mal, canın yongasıdır.

B)     Her derdin bir çaresi vardır.

C)    Huylu huyundan vazgeçmez.

D)    Parayı veren, düdüğü çalar,.

Akıllı bir adam ( ) her şeyin farkına varır

( ) budala ise her konuda düşüncesini söyler ( )

20- Yukarıda parantezle gösterilen yerlere aşağıdakilerden hangisinde verilen noktalama işaretleri getirilmelidir?

A) (,) (:) (.)    B) (:) (;) (.)

C) (;) (;) (…)    D) (,) (;) (.)