Türk Eğitim Tarihi Notları

Hunlar ek zanaatları içinde güzel eserler yapmışlardır. Bunlara “step sanatı” denilmiştir.

Göktürk alfabesi 38 harflidir.

Orhun Anıtları 732’de dikilen Kültegin, 735’de dikilen Bilge Kağan ve o yıllarda dikilen Tonyukuk adınadır.

Orhun Anıtları ilke kez 1893’te Danimarkalı Thomsen tarafından okunmuştur.

Uygurların 14 harfli Soğd alfabesi vardır.

Yazı yazmaya ve kitaba bitig, katip ve hattata da bitigci denmiştir.

Tahta gibi yazı yazmaya yarayan levhalara yartu denmiştir.

Kalem denilen ve dağlarda yetişen bir ağaçtan yapılırdı. Ayrıca sığır boynuzundan yapılan ve şütük denen divitler de kullanılırdı.

İSLAMİYETTEN SONRAKİ TÜRKLER

İlk müslüman Türk devletinin İtil (Volga) Bulgar Devleti olduğu da ileri sürülmektedir. Hükümdar Almuş (Cafer) Han 921’de Abbasi halifesine elçi göndererek bir grubun Müslüman olduğunu söyletmiştir.

KARAHANLILAR

Türk bilim adamları ve ihtisasa alanlar;

  • Farabi, Ebû Zeyd: Felsefe, Eğitim
  • Ebû Süleyman Mehmet, Ebû Hayr İbnî Baba: Tıp
  • Harzemli Musa Kardeşler, Ebûlvefa, Türkoğlu EbulFani, Ebû Berze: Matematik
  • Ebû Maşer, İbni Kesir: Matematik
  • Birûnî: Tabiiyat
  • İbni Sina: Tıp, Felsefe, Eğitim

Birûnî’ye göre bilime hizmet etmek ve bilgi sahibi olmak gerçek mutluluğu sağlar.

Ölümden sonra üç eşer bırakanın amel defteri kapanmaz;

  • Babası için dua eden dindar bir çocuğa sahip olmak
  • Etkisini sürdüren dindarca bir eser bırakmak
  • İnsanların yararlanabileceği bir bilim eseri bırakmak

Medresede; bilim ve din adamları için bir toplantı yeri, bir camii, çalışma odası, kütüphane, halk için Kur’an okuma odası, Edeb (genel kültür bilgisi) öğretimi için derslik, öğrenciler için küçük odalar, bahçe ve avlu bulunmalıdır.

Medresede “fakih” denen bir Hanefi müderrisi bulunur.

Şiilerin kendi propagandasını yapmak için de Darülilm adlı medreseleri kurdukları bilinmektedir.

Aristo’dan sonra Farabi’ye ikinci öğretmen gözüyle bakılmış ve “Muallim-i Sâni” denmiştir.

İbni Sina’ya üçüncü öğretmen anlamına gelen “Muallim-i Salis” denmiştir.

İbni Sina’ya göre eğitim türleri;

  • Zihnî Öğretim: Örneklerle anlatım
  • Sinaî Öğretim: Araç-gereç kullanımı
  • Telkini Öğretim: Tekrarla şiir vb. öğretimi
  • Tedibî Öğretim: Öğütle öğretmek
  • Taklidî Öğretim: Öğretmenin dediklerinin hemen ezberlenip öğrenilmesidir.
  • Tenbihî Öğretim: Neden-sonuçla öğretmek

İbni Sina’nın kitapları: El-Kanun Fi’t-Tıbb ve Kitabu’ş – Şifa’dır.

Balagasunlu Yusuf, Kutatgu Bilig adlı eserini Kaşgar’daki hükümdar Aslan Han’a sunmuştur. Uygur alfabesi ile yazılmıştır.

Kutatgu Bilig’de aşağıdaki kişiler arasında konuşma geçer;

  • Küntoğdı: Adaleti temsil eden hükümdar.
  • Aytoldı: Bilgeliği temsil eden vezir
  • Öğdülmiş: Aklı temsil eden vezir oğlu
  • Odgurmış: Kanaati temsil eden vezirin akrabası

SELÇUKLULAR

İlk Selçuklu medresesi 1040 yılında Nişabur’da Tuğrul Bey ile kuruluştur.

Alpaslan döneminde 1067’de Nizamiye medreseleri adıyla önemli kurumlar açılmıştır.

Önemli medreseler şu kentlerde idi: Bağdat, Musul, Basra, Nişabur, Belh, Herat, İsfahan, Merv, Amul, Rey, Tûs.

Hastane veya tıp okulu durumundaki kurumlara BimaristanDarüşşifa deniliyordu.

Müderrisiler vezir ya da hükümdar tarafından atanır ve genelde ölünceye kadar bu görevde kalırlardı.

Bağdat medresesindeki müderrisin şafiî olması şarttı.

Bağdat Nizamiyesindeki bazı önemli müderrisler: Ebû İshak, İbni Sabbağ, Gazali…

Müderrislere muîd denen bir görevli yardım ederdi. Öğrencileri çalıştırır, rehberlik eder, müderrislere öğrencileri tanıtırdı.

İlköğretim düzeyindeki mekteplere küttap denirdi. Okuma yazma, din, aritmetik öğretirlerdi.

Harzemşahlar’da atabeylik görevinde bulunan kişiye ulug lala beg deniliyordu.

Naîbi vekil demektir.

Anadolu’da ilk kurulan medreseler Danişmendili medreseleridir.

Ahilikte üç şey açık, üç şey kapalı olmalıdır;

Eli açık

Kapısı açık

Sofrası açık

Gözü kapalı

Dili bağlı

Beli bağlı

Ahiciliğin Bacıyan-î Rum denen bir de kadınlar kolu vardır.

Nizamülmülk’ün Siyasetname adında eseri vardır.

Mevlana’nın Mesnevi’sini okutmak için Darülmesnevi’ler kurulmuştur. Bu kitabın okutulması için aynı şekilde Kalenderhane’ler açılmıştır.

Yunus Emre’nin temel eserleri Risalat al Nushiyya ve Divan’dır.

Âşık Paşa’nın Garipname’si Türklere Hak yolunu göstermek için yazılmıştır. Türkçeye ilgi gösterilmemesinden yakınır.