Kütüphaneler haftası kutlama programı

Kütüphaneler haftası kutlama programıdır. Aşağıda giriş metni ve indirme alanı mevcuttur.

Kitap, dergi ve CD-DVD’lerden oluşan odalara veya binalara “kütüphane” adı verilir. Kütüphaneler halka açık ve herkesin yararlanabildiği yerler olabildiği gibi, evlerde oluşturulmuş kişiye özel yerler de olabilir. Dileyen herkes, evinin bir bölümünü kütüphane haline getirebilir. Bir kütüphanede sadece kitap ve dergiler yer alabileceği gibi, bunlarla birlikte teknoloji ürünü olan ve içinde bilgilerin yer aldığı CD ve DVD’ler de yer alabilir. Günümüzde, özellikle üniversite kütüphanelerinde yaygın olarak elektronik veri tabanları da kullanılmaktadır. Internet’in yaygınlaşması ile birlikte, bilginin daha geniş kitlelere ve hızlı bir şekilde yaygınlaşabilmesi için, kitaplar bilgisayar ortamına aktarılmış ve elektronik kütüphaneler (veri tabanları) oluşturulmuştur. Bu veri tabanlarını kullanmak genellikle abonelik şeklinde olur ve belli bir ücret ödenerek, dünyanın her yerinden Internet aracılığı ile kütüphaneye girilerek kaynaklar kullanılabilir.

Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan hafta “Kütüphaneler Haftası” olarak kutlanır. Bu haftada kitap okumanın ve kütüphanelerin öneminden bahsedilir, kütüphanelerin sorunları ve çözüm yolları tartışılır, halka kütüphane bilinci aşılanmaya çalışılır. Okullarda, öğrencilere kütüphanelere geziler düzenlenerek, kütüphanede arama ve araştırma yapma yöntemleri gösterilir, kütüphanede nasıl davranılması gerektiği anlatılır.

Kütüphaneler eski çağlardan beri insanlığın hizmetindedir. Eldeki bilgilere göre ilk kütüphane, Asurlular zamanında kurulmuştur. Osmanlı imparatorluğu döneminde de kitaba ve kütüphaneye büyük önem verilirdi. O dönemden zamanımıza kadar gelen büyük kütüphaneler vardır. Yurdumuzun belli başlı büyük kütüphaneleri şunlardır : İstanbul’da Süleymaniye ve Beyazıt Devlet Kütüphaneleri. Ankara’da Millî Kütüphane, Millet Meclisi Kütüphanesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kütüphanesi’dir. Bunlardan Millî Kütüphane, 15 Nisan 1946 tarihinde kurulmuştur. Açılış tarihinde içinde iki kitap bulunan bu kütüphanemizde bugün 620 bin kitap vardır. Ülkemiz kütüphanelerindeki kitap sayısı yaklaşık 6 milyon kadardır.

Kütüphanelerde, kitapların korunması, kitapların sınıflandırılması ve okuyucuya kitap verilmesi hizmetleri için uzman memurlar bulunur. Bu memurlara “kütüphaneci” denir. Kütüphanecilik özel bir eğitimi ve öğretimi gerektiren bir meslektir. Bu amaçla üniversitelerimizde kütüphanecilik bölümleri açılmıştır. Bu bölümlerde öğrenimlerini tamamlayanlar kütüphanelerde görev yaparlar.

 

Kütüphaneler, Tarihçesi ve Gelişimi :

Okur ve araştırmacılar tarafından kullanılmak üzere oluşturulmuş kitap koleksiyonu barındıran mekan ya da yapıdır. Bugün kütüphanelerde kitapların yanı sıra süreli yayın, film, diya, ses kaydı, teyp bandı vb. gibi düşünce ve sanat ürünlerine de yer verilmektedir. Kütüphanelerin kökeni, kayıt tutma uygulamasına dayanır. Daha İ.Ö. 3. bin yilda, Babil kenti Nippur’da kil tabletlerdeki kayıtların bir tapınakta saklandığı bilinmektedir. İ.Ö. 7. Yüzyılda Asurlardan yaklaşık 20 bin tablet kalmıştır. İlk kütüphaneler, Eski Yunan’da İ.Ö. 4. Yüzyılda tapınaklarda ve felsefe okullarında oluşturulan kitap depolarıydı. Aristoteles’in kütüphanesi, İskenderiye Kütüphanesi, Pergamon (Bergama) Kütüphanesi, Roma’daki Bibliotheca Ulpia “l.Constantinus’un İstanbul’da 4. Yüzyılda kurduğu İmparatorluk Kütüphanesi, ilk çağların en önemli kütüphaneleriydi.

Rönesansla birlikte başlayan bazı toplumsal değişmeler, kütüphanelerin büyüklük ve işlevini önemli ölçüde etkiledi. Bu arada din savaşları, siyaset, hatta düşünce alanındaki devrimler kütüphanelerin gelişmesini engelledi.17. ve 18. yüzyıllarda gelişen büyük özel koleksiyonlar Fransa’daki Ulusal Kitaplık ve İngiltere’deki British Museum Kütüphaneleri gibi çağdaş ulusal kütüphanelerin temelini oluşturdu. 1800’de Washington, D.C.’de Kongre Kitaplığı açıldı. 1602’de Oxford’da, 1683’te de Harvvard’da üniversite kütüphaneleri kuruldu.18. Yüzyılın sonlarında ise üyelerine kitap ödünç veren ve başvuru hizmetleri sağlayan kütüphaneler yaygınlaştı. 20. Yüzyılda çeşitli bilim dalları, mühendislik, tıp, işletme, hukuk gibi alanlardaki gelişmelerin yakından izlenebilmesi amacıyla, özellikle süreli yayınların derlendiği çok sayıda uzmanlık kütüphaneleri kuruldu. Çoğunlukla sanayi ya da meslek kuruluşlarının mali desteği ile çalışan bu kütüphaneler, kitap ve dergi koleksiyonlarının yanı sıra, okurlara başvuru kaynakları ile kaynakçalara ulaşma olanağı sağlayarak bilgi verme hizmetini de yerine getirdiler.

Dosyayı İndir