Hippiler

Hippiler

Hippi hareketi 60’h yılların başlarında California’da Timothy Leary’yle başladı. Bu duyarlılık, sanayi toplumunun değer ölçülerinin eleştirisi ana fikriyle meydana çıktı. San Francisco’da plajlara ya da ormanlara yerleşen, daha sonra New York’a yerleşen ilk hippi topluluklarını görmek için 1966 yılını beklemek gerekti. Hippi hareketi barışseverlik, doğaya dönüş ve serbest seks ahlakıyla tanımlanabilir. Hippiler düzenin siyasal ayrımlarını kabul etmiyor, komünizm ya da kapitalizmi tercih etmiyor, her iki düzenin de insanın yaratıcılığını ortaya çıkartmaktan uzak olduğunu kabul ediyorlardı. İnsanların arasındaki ilişkilerde şiddete yer yoktu, insanlar arasında sevgi ve aşk olmalıydı: “Peace and love” (barış ve aşk) hippi duyarlılığının ünlü parolasıdır. Bu hareketin bir birliği yoktu. Bazı gruplar gerçekten adamakıllı şiddete başvururken, diğerleri sakin bir hayat yaşamaya çalışarak yalnızca müzik, aşk ve barışçı zanaatlarla uğraşıyorlardı.

Hippi kültüründe müziğin önemli bir rolü vardır. Özgürlük sorununun çözümü ile herkesin kendine has bir ruhsal yolu keşfedebilmesi için hippi iki yola başvuruyordu: Müzik ve uyuşturucu, özellikle LSD. Her iki yol da vücudu ve ruhu alışılmış her zamanki engellerden kurtaran yöntemler olarak kabul ediliyordu. Bu hippi yıllarının belli başlı grupları ise Jefferson Airplane, The Doors, Grateful Dead… idi. Bazen her şeye şiddetle karşı çıkan mesajlar veriyorlardı. Hippi karşı kültürünün müziği daha ziyade “acid rock” türü bir müzikti ya da uyuşturucu etkisi sağlayan sesler çıkartmaya çalışarak dinleyenleri kendinden geçirip hayal âlemine sürüklemeye çalışan bir müzikti. Hippi müziği bu şekilde yeni sesler, yeni ritimler arayışı içindeydi ve elektro-akustik sesler ile Doğu ses uyumunu benimsemişti. Pink Floyd bu müzik akımının en iyi temsilcisi, en somut örneğidir.

Rock Grupları

Janis Joplin’in, Doors’un, Grateful Dead’in ya da Jefferson Airplane’in konserleri yeterince bozguncu olduğu için sansürün işe karışması gerekmişti. Konser organizatörleri, kışkırtıcılığım, cinsel istekleri uyarmalarım, konserleri için yaptıkları kontratlara özel hükümler ekleyerek “ahlaka ay kın” davranışlarda bulunmalarını engelliyorlardı. Çok beğenilen bu grupların yanında, aşırı dozda uyuşturucu aldığı için ölen Jimi Hendrix (1945-1970) ‘acid rock’ın en heyecan uyandırıcı, en parlak yenilikçilerinden biriydi. Ölünceye kadar müzikteki ilham kaynağıyla uyuşturucu tüketimi arasında verimli, tükenmez bir ilişki kurmuştu. Eşsiz bir gitaristti, çaldığı aletin bütün kaynaklarım kullandı. ROGER DALTREV Aşağıda resmi görülen sanatçı Woodstock’a davet edilmişti.