Gülümse

Seda AR Türkçe Öğretmenliği

Çocuk, mutluluk şekerinden uzattı kuşlara. Kuşlar aldı gitti mutluluğu. Çocuk sevindi: Başkasına da ulaşacak sevgi, mutluluk, gülümseme diye.

Bir zincirle bağlandı sokaktakiler, birbirine. Kız kediyi doyurdu, adam kızın yere düşen çantasını uzattı, kız gülümsedi, adam sevindi, genç, adamı karşıdan karşıya geçirdi. Gencin içi rahat… Herkesi birbirine bağlayan neydi acaba?

Herkes, her şeye gözlerinde bir ışıkla gülümsüyordu. Bir mutluluk vardı sokakta, kalplerde. Yüreklerden taşıp gelen bir gökkuşağı, cıvıl cıvıl oyun çocukları, huzurlu bir yaz yağmuru, sıcak kış havası gibiydi insanlar.

Çiçeğe su veren kadın camdan bakıyordu sessizce. Sokaktan geçenler gülümsese eminim o

da kalbini açacak, derinlerden bulup çıkaracaktı sevgiyi ve gülecekti gelip geçenlere. Belki yaşam daha iyi olacaktı böylece, belki de daha mutlu olacaktı kadın ve su verdiği çiçeği… Belki de kimse gülmemişti kadına ve kadın tadına varamamıştı sevilmenin, sevginin, yaşamın, mutlu olmanın…

Kalbini aç herkese, kediye, kuşa, papatyaları savuran o sert rüzgâra. Gözlerinden saç sevgiyi. Bana, sevilmemiş; ama sevilmeyi bekleyen kadına, yalnız kıza, terk edilmiş bebeğe. Yaşama bir pencere aç, sevgi uğruna severek. Bir tat da sen kat bu yaşam pınarına. Akıp gitsin bu ırmağın içinde her şey…

Sen gülümse kadına, kadın sevsin çiçeği, çiçek her sabah açsın en güzel duruşuyla.