Fenerbahçe Puan Kaybetti Ama Konu Bu Değil

Evet, konumuz futbolun küresel çaptaki ekonomik gücü ya da diğer spor alanlarını her geçen gün yutması değil. Konu, Türkiye’de futbol alt yapıların kısırlığı da değil. Yo, yanıldınız. Yol kenarlarına atılan çöplerin ülke ekonomisine olumsuzluğa da değil. Şu: Cuma günü karne alacak 16 milyon öğrencinin öğretmen karne görüşü bölümüne yazılan yazılar! Dağ fare mi doğurdu? Mümkün. Olmayabilir de ama. 2000’li yıllarda bile kullanımı süren pembe not defteri vardı öğretmenlerin. Sırlarının karne gününde açığa çıktığı merak yumağı. Gel zaman git zaman bilişimin eğitime yansıması defterin yerini tüm süreçlerin göz önünde gerçekleştiği e-okul sistemine bıraktı. Görünüş o ki ileride artık karnelerin basılı verilmesi de ortadan kalkar. Neyse işte. Bu kadar şeffaflığın yanında gizemini koruyan şeyse öğretmenin karne görüşü. Özgün, şık, bireye dokunan, durum tespiti yanında ileriyi yordama gücü olan görüş. Yukarıdaki olması gerekenin tanımıydı. Olansa sığlığın, uzaklığın, paylaşımsızlığın görünümü. Öğrencinin karneyi eline alırken ilkin baktığı alanda gördüğü hiçliğe yazılan birkaç sözcük ya da cümle. Duygusuz, tanışıksız ve bağlamsız. Koskaca düşünüşün indirgendiği birkaç sallamalık cümle. Oradan buradan kopyalanıp yapıştırılan hazır metinler, 16 milyon tane rengin olması gereken bölümde birkaça indirilen benzeşim. Ben neyim öğretmenim sorusunun havada boğdurulduğu bir biçem. Halbuki kurgunun tasarımı sınırsız değil miydi? Ama hayır, bilişim çağında bilişime tabi tutulmalı çocuk di mi? Robota güdümlenmeli. Hatta çocuklara bir html kodu atayalım, ne dersiniz? Rengini, kokusunu, duyusunu, bakışını rakamsal kodlara bağlayalım. Yap oradan kumral, orta boylu, filinta ama duygusuz kırpılmış beden! Neyse ki güzel insanlar da var güzel insanlara gülümseyecek olan: Bazen gerildiğin ya da üzüldüğün anlar oluyordur. Bu anlarda yaşananları anlamaya çalış ve buna göre hareket et, o zaman aslında büyüttüklerimizin kolay ve halledilebilir olduğunu göreceksin. Umutlu ol ve sürdür bunu. Umduklarımıza ulaşmak için aslında bizden istenen şeyler basit. Biraz dikkat, biraz istek, biraz oyun, biraz kitap, biraz bekleme.. Şimdiden bazı şeylere ilişkin farkındalığının olması, senin ileride oluşturman gerekenlerin yükünü sırtından aldı ancak böylesin diye de kendini salıvermenin gereği yok. Oyununu da oyna, bisikletini de sür, kitabını da oku ve yaşamdan kopma. Yaşamını olumlu anlamda etkileyecek bir yapın var. Bilinçli, istekli ve memnun. Bunu sürdürmen zor olmasa gerek. Bunu yaparken de şunu unutma, yaşam akıyorken sadece sınavlara ya da okulun basitliğine saplanma. Oku, gözlemle ve oyna. Bu şekilde daha nitelikli bir yaşamın olur. Ne yapmayı düşünüyorsun? Hayata sürekli çatık kaşlarla bakmayı mı? Geçen geçti deyip yeniye başlamak daha güzel olmaz mı? Bunu başarmak için de esnemek gerek, yumuşamak gerek. Ve bu ilerisi için daha çok mutluluk sağlar. Umarım mutlusundur çünkü dışarıdan öyle görünüyor. Bunu sürdürmek kimi zaman dıştaki durumlar sayesinde olsa da aslında çoğunlukla kendi içimizde. Bunun sende sürekli devam etmesini dilerim. Okula gelince, bence işler gayet iyi gidiyor. Gözünde büyütmediğin sürece her anlamda büyürsün. Kimi zaman hayal kırıklığı da yaşanır; kimi zaman da mutlu sonuçlar. Bunun her ikisini de yaşamın akışı içinde olan olağan durumlar. Olumsuza katlanmayı olumluyu yaratmayı sağlayabileceğin güzel günlere. Okul sana zor mu geliyor? Neden olabilir bu? Acaba sen mi gözünde büyütüyorsun? Çaresiz olduğunu hissettiğin anlar oldu mu? Merak etme, önce kafandaki kötü şeyleri sil ve sonra her sorunun biz çözümü olduğunu bil. Senin yanındayım ve bunu başaracağız. İyi okumalar. Doğrunun ne olduğunu bilmek ve bunu sürdürmenin yaşamına kattığı olumlulukların farkındasındır. Okul aslında kimi zaman basit, kimi zaman sıkıcı, kimi zaman sevdirici ya da bezdirici olduğunun bilincinde olmak bizim okulla olan ilişkimizi de düzenlememizi sağlar. Bu sağlamayı güzel yapıyorsun ve şu ana kadar ne yapıyorsan bunu sürdürmeye devam et çünkü seni güzelleştimeye devam edecek. Hayatın görünürlüğünde genelde olumsuzluklar var gibi. Gerildiğimiz, durulduğumuz ve bazen de çöktüğümüz. Ama sen yaşamı kendi gözünden gördüğün gibi görmeye devam et: canlı, renkli, sevimli, güzel.. çünkü yaşam böyledir de.. Sana bazı şeyler zor ve karmaşık mı geliyor? Bunları hiçbir zaman anlamayacağım dediğin de oluyor mu peki? Kafanda büyütme bunları, dışarı çıkıp oyna, gül.. Sana zor gelen şeylere ise biraz dikkat biraz emekle olacak şeyler. Kolay gelsin her şey için. Çevrene bakınca ne görüyorsun? Üzüntü, umutsuzluk, karanlık… Evet, bazen olası gerçeklerdir bunlar. Bizi bize anlamsız kılan. Peki ya yaşamadıklarının sana getireceği hoşlukları? Yaşamayı sürdür ve bunu yaparken de bekleme, kendin yap, kendin döndür umudunu. Dışarısı senindir, oynamak için. Merhaba, iyi gibisin ve şayet böyleysen seni olumsuz yapabilecek şeylerin seni yenmeyeceğini bilmeni isterim. Şayet iyi değilsen de kötü olmayı gerektirecek bir durum yok, buna da emin ol. Arkadaşlarınla mutlu bir arkadaşlığın var ve bunun hepimize katkısı çok. Yeni yaşamına hoş geldin. Geride bıraktıklarını özleyebilirsin, durgunlaşabilirsin ama yaşamın akışı bazen öyle bazen böyle. Sen devam etmeye çalış, düşünerek, paylaşarak ve umutlu olarak.

Aydın MERAL
19 Ocak 2017