Feminizm

Feminizm

Avrupa’da feminizm daha çok bir modaya benzetilmektedir. Politikada olsun, iş dünyasında olsun birkaç popüler kadının ortaya çıkması bir “süper kadın” imajının doğmasına neden olmuştur. Genellikle Avrupalı kadınlar haklarım bilmişler ve arayabilmişlerdir. Gelgelelim Avrupa Parlamentosu’nun yüzde 3’ü, ulusal parlamentoların da yüzde 10’undan fazlasını ele geçirememişlerdir. Ancak iş yaşamında bazı farklı haklara sahip olyabilmişlerdir. Yıpranma zammı, maaş farkı, çift gün izin gibi…

İndira Gandhi

Babası Nehru’nun mirasını devralan İndira Gandhi 1966 yılında Hindistan Başbakanı seçildi. Gandhi demokrasi tarihine, babasından sonra ülke liderliğini devralan ilk kadın başbakan olarak geçti. İndira Gandhi 1917’de doğdu. Yüzyılımızın ikinci kadın başbakanıdır. İlk kadın başbakan ise, 1960’ta kocasının ölümünden sonra başbakanlık koltuğuna oturan Sri Lanka lideri Sirimavvo Bandaranaike’dir. Gandhi “Kadınlara, kutsal ineklere bile yapılmayan davranışlar layık görülmektedir” demişti. Nehru’nun ölümünden sonra Hindistan’ı Lal Bahadur Shastri yönetti. 1964’te onun ölümünden sonra Gandhi’nin yıldızı parladı. Kongre Partisi ikiye bölündü. Gandhi’ciler ağır bastı. Zaten ülkeyi bağımsızlıktan bu yana yöneten Nehru, kızını iktidara hazırlamıştı. 500 milyon inşam beslemek, korumak ve geliştirmek gibi bir görev üstlenecekti Gandhi. Hızla reformlara girişti. ABD ve Sovyetler Birliği karşısında güçlü olabilmek için nükleer silah yapımına yöneldi. Kısa sürede “Halkın Anası” unvanım kazandı. Ülkesi için yorulmak bilmeden sürdürdüğü çabalara, 31 Ekim 1984’te fanatik Sih militanların düzenlediği bir suikast son verdi.

Benazır Butto

Bir İslam ülkesinde başbakan seçilen ilk kadın lider Benazir Butto’dur. O da Gandhi gibi baba mirasçısıdır. Butto, Oxford Üniversitesi’nden mezun oldu. Saldırılan, hapishaneyi, kardeşinin suikasta kurban gitmesi gibi olaylar yaşadı. General Ziya-ül-Hak’ın babası Zülfikar Ah Butto’yu devirip idam etmesi gibi bir olaya da tanık oldu. General Ziya’nın bir uçak kazasında ölmesinden sonra atağa kalktı. Özel yaşamım halkla bütünleşerek sürdürdü. Pakistanlı bir play-boy’la geleneksel bir törenle evlendi. 1988’de bir oğlu oldu. Aynı yıl seçimleri kazandı. Şeriat hükümlerinin geçerli olduğu bir ülkede bir kadının seçimle işbaşına gelmesi bütün dünyada bir olay oldu.

İslam’da Kadın

Kadının İslam’da farklı bir yeri olmuştur. Şeriat hükümlerinin geçerli olduğu ülkelerde kadın bir metadan öteye gidememiştir. Bu ülkelerde kadınlar çalışmazlar, öğrenim görmezler. Bu tür haklar erkeklere aittir. Hatta bu ülkelerde erkekler aynı anda dört kadınla birden evli yaşayabilmektedirler. Bu ülkelere Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri gibi tutucu Arap ülkelerini örnek gösterebiliriz. Fakat laik İslam ülkelerinde ise kadınlar hemen hemen Avrupalı kadınlar kadar eşit haklara sahiptirler. Okurlar, çalışabilirler, politikaya atılabilirler. Türkiye Cumhuriyeti’nde Tansu Çiller başbakan olmuştur. Laik ülkelere de Türkiye’nin dışında Tunus, Mısır, Malezya ve Endonezya’yı örnek gösterebiliriz.