Çing Hanedanlığı Döneminde Hayat

Çing Hanedanlığı Döneminde Hayat

Çienlong, hükümdarlığının ikinci yarısında, sanat ve mimari konusundaki çılgınca isteklerini frenlemek zorunda kalmıştı. Çünkü imparatorluk, ülkenin nüfusunun olağanüstü bir biçimde artışı yüzünden ağır ekonomik krizle karşı karşıya kalmıştı. Oysa yüz yıldan daha uzun bir süreden beri, Çin bir refah, zenginlik, bolluk dönemine girmişti.

Bir kıyaslama yapılacak olursa, imparator Kangşi’nin yönetimi sırasında Çin’de yaşayan bir köylü, 14. Louis’nin Fransa’sında yaşayan bir Fransız köylüsünden, Avrupalı bir köylüden daha iyi şartlar altında yaşıyordu. Toprak iyi durumda bulunan sulama sistemleri sayesinde daha verimli olarak ve daha adil bir şekilde kullanılıyordu. Almaşık ekimden çok iyi sonuç almıyordu. Çin köylüsü ardı ardına, sırayla tarım yapmayı biliyordu. Amerika’dan yem gelmiş bitkilerin tarımını da yapıyordu. Seçilmiş, ayıklanmış tohumla yapılan tarım son derece randımanlı oluyordu. Son olarak gübre kullanıyorlardı ve soğuk bölgelerde seralarda turfanda sebze elde ediyorlardı. Köylü buna kümesten elde ettiği kân da ekliyordu. Mahsulün böylesine artışı doğrudan ticari değiş tokuşa, ticari ilişkilere yansıyor, zanaatların gelişmesine yardımcı oluyordu. Çay üretimi kârlı hale gelmişti. Yem varhkh bir müşteri bulmuşlardı: Avrupalı soylular. Onlar çok sayıda çeşidi porselen eşya da istiyorlardı. Güneyde, özellikle Ciangşi Fucien eyaletlerinde ve Kanton bölgesinde bu pazara mal üretmek için çalışılıyordu. Porselen atölyeleri endüstriyel modele göre organize edilmiş, düzenlenmişti, üretilen mallar üretim merkezlerinden kanallar vasıtasıyla taşınırdı. Fiyatlar Kanton’daki ticarethanelerde tartışılarak belirleniyordu ve çok sayıda yük gemisi yılda bir limanlardan ayrılıyordu. Başka bölgelerde de ihraç malları üretiliyordu: Nankin ve Sucou dolaylannda özellikle ipekböcekçiliği yapılıyordu.

Aydınlar

Ming toplumunda aydınların önemli bir yeri vardı, ama çoğunlukla yeteneklerini gerektiği gibi, diledikleri gibi kullanamazlardı. Özellikle 16. ve 17. yüzyıllarda saraydaki hadım haremağalarıyla aydınlar arasındaki mücadeleler dikkat çekiciydi. Aydınların bir kısmı bu anlamsız, boş kavgalardan bıkıp usandıktan için halkın arasında yaşamaktan vazgeçip, Ciangnen’de Hangcou, Sucon, Vuşi ve Yangcou gibi kültür merkezi olan şehirlerin çevresinde arkadaşlarıyla oluşturdukları topluluklarda yaşamaya başladılar. Bu özel kulüpler kendine has bir sanat ve edebiyat oluşturdular. Tek renkli manzara resimleri, güzel yazı, şiir, bahçe düzenleme sanatı gelenekle yeniliğin ustaca birleştirilmesi sayesinde eşsiz bir güzelliğe kavuşmuştu. Bu resim yaratıcı akımın bir örneğidir. Çingler’in eski Ming aydınlarına uyguladıkları zulümlerden kaçarak bir keşiş gibi yaşayan 17. yüzyılın en ünlü sanatçısı Şi Tao’nun bir eseridir.

Porselen

Çin seramik teknolojisi, dünyanın geri kalan kısmında uygulanan seramik teknolojisinden şaşılacak derecede Seridedir. Çin, yüzyıllar önce ünlü porselen toprağını (akrilik, kaolin) bulmuştu. Gezegenin geri kalan kısmında kullanılan, kırlarda bulunan kilin yanında Çin’de bu dayanıklı, su geçirmez, yumuşak sıva maddesi olan, perdahlı beyaz madde kullanılıyor ve ihraç ediliyordu. 14. yüzyıldan itibaren Çin’de bu porselenleri bozulmayan sırlı boyalarla bezemeyi biliyorlar ve özellikle kobalt mavisini kullanıyorlardı. Böylece Cingdıcın’da gerçek anlamda bir seramik endüstrisi oluşmuştu.

Porselen Tekniği

Porselen hamuru mandalar tarafından çiğneniyor, bu şekilde üzerinde yürünerek kil eziliyor. Sonra eşyalar bir ayak çarkında şekillendiriliyor, ardından fırınlara konulup birinci fırınlaması yapılıyordu (solda). Birinci fırınlamadan sonra porselen eşyalar sırlı boyalarla bezeniyor ve daha düşük bir ısıda ikinci defa fırınlanıyordu.