8. Sınıf Paragrafta Anlam Testi 4

1. Hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevmez. Hiçbir şey yapmayan, hiçbir şey anlamaz. Hiçbir şey anlamayan değersizdir. Oysa anlayan kişi aynı zamanda sever, farkına varır, görür. Bir şeyin ö-zünde ne kadar bilgi varsa o kadar sevgi vardır. Parçada aşağıdakilerden hangisine değinil-memiştir?

A) Sevginin temelinde bilgi olduğuna

B) Anlamanın insana değer kattığına

C) Anlamak için uğraşmak gerektiğine

D) Sevilmeyenin anlaşılmasının zor olduğuna

2. Güneşli havada oynanan bir oyundur. Bu o-yun, ebe olan oyuncunun öbür oyuncuların gölgelerine basması esasına dayanır. Oyunda ebenin gölgeye basıp basmadığına karar verecek bir de hakem seçilir. Oyun bu şekilde devam eder. En sona kalan kişi birinci seçilir ve bir el boyunca dokunulmazlık kazanır.Bu parçadan “Gölge Kovalamacası Oyunu” ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Hakem eşliğinde oynanan bir oyundur.

B) Kapalı havada oynanacak bir oyun değildir.

C) Birbirine rakip iki grup hâlinde oynanır.

D) Gölgesine basılmayan oyuncu birinci olur.

3. İnsan her şeyden önce kendisine güvenmeli. Sorunları büyütmeden ve abartmadan, gerçek boyutları ile çözmeye çalışmalı, yere sağlam basmalı, paniğe kapılmamalı, güçlü ve kararlı olmalıdır.

Parçada aşağıdakilerin hangisinden söz Sz dilmemiştir?

A) Güvenilir olmaktan

B) Gerçekçi olmaktan

C) Sakin olmaktan

D) İradeli olmaktan

4. Çocuğunuz bir adımı kaçırırsa bu, hedefe ulaşamayacağı anlamına gelmez. Bir önceki adıma dönüp kaldığı yerden ilerlemeye devam e-debilir. Hedeflerin karşılaştırmalı olmaması da önemlidir. Hedef, “tarih dersinden 5 almak”olmalıdır. “Ahmet’ten daha yüksek not almak” değil.

Aşağıdakilerden hangisi, paragrafın yazarının anne ve babalara vermek istediği öğütlerden biri değildir?

A) Çocuklarınıza hedefe ulaşmaları yolunda yardım edin.

B) Çocuklarınızın başarısını başka çocuklarla karşılaştırmayın.

C) Ufak tefek başarısızlıklar çocuğunuzun hedefinden uzaklaştığı anlamına gelmez.

D) Çocuklarınıza başarısızlıklarının telafisi olduğunu öğretin.

5. İnsanın parasını, malını, eşyalarını, zamanını ve sağlığını gerektiği gibi korumasına ve kullanmasına tutumlu olmak denir. Tutumlu insan eşyasını, malını düzenli ve temiz kullanır. Zamanını boşa harcamaz, gününü kendine ve çevresine yararlı işlerle geçirir. Böylece kötü a-lışkanlıklardan kurtulur, mutlu ve güvenli olur. Parçaya göre aşağıdakilerden hangisi tutumlu bir insan olaraknitelendirilemez?

A) Sağlığını tehdit eden zararlı alışkanlıklardan uzak duran biri

B) Zamanını hiç boşa harcamayan, her anını dolu dolu geçiren biri

C) Yıllardır aynı ayakkabıyı giymesine rağmen ayakkabısı hâlâ yepyeni olan biri

D) İstekleri söz konusu olduğunda hiçbir harcamadan kaçınmayan biri

6. Tartışmalarda düşünce, görüş ve kanılar açıkça ortaya konulmalı, değerlendirilip eleştirilmeli-dir. Böyle bir tartışmanın amacına ulaşabilmesi için özgür bir ortamın bulunması gerekir. Çünkü insanlar baskı altında görüş ve düşüncelerini tam olarak dile getiremezler ve bu da tartışmanın gerçekten yararlı olmasını engeller.

Paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Düşüncelerin özgürce söylenememesi tartışmanın yararlı olmasını engeller.

B) Kişilerin tartışma sonucunda ortak bir fikirde birleşmeleri gerekir.

C) Ancak özgür bir ortamda yapılan tartışmalar amacına ulaşabilir.

D) Tartışmalarda düşüncelerin açıkça ortaya konulması ve eleştirilmesi önemlidir.

7. Çaresizlik öğrenilmiştir, başarılı olmak da öğrenilebilir. Sende sandığından fazlası var. Gelebileceğin en iyi yerde değilsin. Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Doğru şeyi yapmak i-çin yanlış zaman yoktur. Rüzgârı suçlamayı bırak, yelkenleri rüzgâra göre kullanmayı öğren. Parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

A) Kişi, içinde bulunduğu olumsuzlukları kendine fayda sağlayacak hâle getirmelidir.

B) İnsan, sandığından çok daha büyük işler başarabilir.

C) Doğru olduğunu düşündüğünüz bir işi yapmak için her vakit uygundur.

D) Önemli olan hedefin büyük olması değil, ulaşılabilir olmasıdır.

8. Yüzyıllardan beri Türk evlerinin en önemli eşyasını ve biricik süsünü oluşturan emektar kilimlere hiçbir zaman layık oldukları değer verilmemiştir. Yeryüzündeki nakışların en güzelleri ve renklerin en coşkunları ile yüklü olmalarına karşın kilim, ayak altında kalmaktan kurtulamamıştır. Ayak altında ezilmek, paramparça olmak kilimin alnının kara yazısıdır. Çünkü o, sırf bu iş için dokunmuştur. Ayak altında kalmaya mahkûmdur. Hiçbir değer ifade etmeyen birçok halının öz, kilimin üvey evlat muamelesi gördüğü muhakkaktır. Paragrafta aşağıdakilerden hangisine de-ğinilmemiştir?

A) Bazı halıların hiçbir değer taşımamasına rağmen kilimden daha çok itibar gördüğüne

B) Kilimlerin çok güzel nakış ve renkleri olmasına karşın ayak altında kalmaktan kurtulamadığına

C) Yıllarca Türk evlerini süsleyen kilimlere hak ettiği değerin bir türlü verilmediğine

D) Büyük emek verilerek oluşturulan kilimlerin maddi olarak kıymetinin olmadığına

Cevaplar

1)D

2)C

3) A

4) A

5) D

6)B

7)D

8) D