Türkçe Paragraf Testi – 6

1. Bir trenin düdük çala çala geçtiğini duyunca ne yaparsınız (?) Doğrusu ben dinlemeden edemem. Hatta başımı kaldırır (, ) sesin geldiği yanda bir pencere varsa treni görmeye de çalışırım (…) Ne güzeldir trenlerin süzülerek gidişi (!) Geçtiği yerdeki her şey onunla akıp gidiyor sanırsınız. Sonra bir de bakarsınız ki tren gitmiş; geride evler, ağaçlar, direkler kalmıştır yalnızca.

Bu parçadaki numaralanmış noktalama işaretlerinden hangisi yanlış kullanılmıştır?

A) ? B) , C) … D) !

2. Kardeşim, doğum gününde gelen bütün

I II III

hediyelerin hepsini alıp odasında oynamaya

IV

başladı.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için numaralanmış sözcüklerden hangisi atılmalıdır?

A) I. B) II. C) III. D) IV.

3. Öğrendim ki Ankara ile Amasya arası 350 kilometreymiş. Ankara’dan Amasya’ya gidebilmek için Amasya Ovası’yla Suluova arasında yükselen dağlık alanı aşmamız gerekiyormuş; aştık. Amasya, Yeşilırmak’ın açtığı derin bir boğazın en dar yerindeymiş; gördük. Kentin doğusunda Ferhat Dağı, batısında Kırklar Dağı varmış; şöyle bir uzaktan baktık. Oysa bir yeri biliyorum, diyebilmek için uzaktan, üstünkörü görmek yetmez, o kentte yaşamak gerek.

Amasya’yla ilgili bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Turistik bir kent olduğu dile getirilmektedir.

B) Ulaşım zorlukları yaşandığı belirtilmektedir.

C) Konumuyla ilgili bilgi verilmektedir.

D) Dağlar arasında çekici bir görünümü olduğu açıklanmaktadır.

4. Bu kitabın yazarı, 1996 yılından bu yana bazı okullarda karikatür eğitmenliği yapıyor. Bu alanda çok fazla kaynak olmaması, öğrencilerin, daha çok da eğitmenlerin yakınmalarına yol açıyordu. Bunu göz önünde bulunduran sanatçı, son yıllarda yaptığı bütün karikatürlerin, karikatürle ilgili birtakım tekniklerin ve temel bilgilerin yer aldığı bir yapıt oluşturmuş. Yapıtında, özellikle ortaöğretim öğrencilerinin anlayabileceği bir dil kullanmış. Ayrıca, yapıtta yer yer boş sayfalar bırakarak öğrencilere uygulama yapma olanağı sağlamış.

Bu parçada sözü edilen kitabın yayımlanmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yazarın iyi bir karikatürist olması

B) Söz konusu alandaki yayınların yetersizliği

C) Yazarın yayımlanmaya uygun, yeterli sayıda karikatürünün bulunması

D) Sözü edilen alanda ders gören öğrencilerin başarı gösterememesi

Sinema, güzel sanatların en zorudur. Çünkü en gelişmiş tekniklerin kullanılmasını ve uyumlu bir takım çalışmasını gerektirir. Şiirde ise durum farklıdır. İyi bir şiir, kötü bir kâğıda, kötü bir biçimde basılmış olsa bile şiir olma niteliğini yitirmez ve okuyucusunu bulur. Çünkü ses uyumuna, zihinsel-duygusal çağrışımlara, imgelere dayalı bir türdür şiir. İnsan onu doğrudan zihniyle algılar. Oysa film, göze ve kulağa seslenir. Görüntüsü bozuk, sesleri anlaşılmayan bir film, güzel bir film olamaz.

Bu parçada sinema ve şiirle ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Aralarındaki farkların neler olduğu

B) Hangisinin daha fazla tanındığı

C) Okurun mu seyircinin mi daha ilgili olduğu

D) Hangisinin sorunlarına çözüm bulunduğu

6

6. Piller, kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürür. Başka bir deyişle, pillerin her biri birer enerji kaynağıdır. Yapıları bakımından türlere ayrılır: kuru piller, sıvı piller gibi. Ayrıca silisyum gibi yarı iletken maddelerden yapılmış, ışık aldığı zaman enerji üreten güneş pilleri de vardır. Bu tür piller hesap makinelerinde, uzay istasyonlarında ve uydularda kullanılır.

Bu parçada, pillerle ilgili olarak

I. Ne tür bir enerji elde edildiğine

II. Farklı yapılarının olduğuna

III. Bir türünden nerelerde yararlanıldığına

IV. Elde edilen enerjinin miktarına

V. Yapımında kullanılan bir maddenin özelliğine

aşağıdakilerden hangisine/hangilerine değinilmemiştir?

A) Yalnız V B) Yalnız IV

B) II ve IV D) I ve III

7. Bizim kuşak, onun söylediği şarkılarla lise yıllarında tanıştı. İlk şarkıları en güzel anılarımızın fonunda yer aldı. Üniversite yıllarında da kopamadık onun şarkılarından. Sevindiğimizde, kederlendiğimizde, yaşamla barıştığımızda ya da küsüştüğümüzde hep onun ezgilerine sarıldık. O, kendini yenileyerek ilerliyordu yolunda. Belki de o yüzden, onun bu başarısı şaşırtmadı bizi.

Bu parçada, bu sözleri söyleyen kişi ve söz konusu sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Sanatçının haklı bir başarı kazandığına

B) Sanatçının gençlere yol gösterdiğine

C) Her durumda onun şarkılarından güç aldıklarına

D) Sonraki yıllarda sanatçıya olan ilgilerinin devam ettiğine

8. Anne-babanın kitap okuduğu bir evde yetiştim; ilk okuduklarım yabancı edebiyatların ürünleri oldu. Bunlar, klasiklerden Yunan tragedyaları ve Shakespeare’in yapıtlarıydı. İlkokuldayken onları masal gibi okudum. İşte o klasik yapıtlar bende bir dönüşüm yarattı. Şimdi aşk, intikam, cinayet romanları yazıyorsam kökeni Yunan klasikleridir. Bu arada şunu da belirtmeliyim: Evet, evde kitaplar vardı; ama

ben de okumaya çok istekli bir çocuktum.

Bu parçada konuşan kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Okuduklarının kendisini nasıl etkilediğine

B) Ailesinin ne gibi bir özelliği olduğuna

C) Yapıtlarında hangi konuları işlediğine

D) Okumaya kimin baskısıyla başladığına

6

9. Kedimiz Yumak’ın başka kedilerce evimize, bahçemize verilecek zararlara karşı tepkisi sert olurdu hep. Yine öyle oldu. Tüyleri diken diken, odada bir süre sinirli sinirli dolaştıktan sonra kapıdan sessizce süzüldü. Önce bahçemize teklifsizce giren şişman tekirin karşısına geçti, ön ayaklarının üzerinde yaylanıp sırtını kamburlaştırdı. Gözlerini gözlerine dikip bir süre öyle kaldı. Bu, Yumak’ın, bahçeye izinsiz girenlere karşı sıkça başvurduğu bir korkutma yöntemiydi. Bu yöntem çoğu kez etkili olurdu. Sonunda düşman kedi, korkup kaçar, o da bahçe parmaklıklarına kadar düşmanı kovaladıktan sonra dönüp yanımıza gelir, başını bacaklarımıza sürterek “Aferin oğlumuza!” dememizi beklerdi.

Bu parçaya göre Yumak’la ilgili olarak;

I. Yabancı kedilerden hoşlanmadığı

II. Belli bir korkutma yöntemi olduğu

III. Uyguladığı yöntemlerden olumlu sonuçlar aldığı

IV. Bencilliğini davranışlarıyla belli ettiği

V. Sahiplerinden takdir beklediği

aşağıdakilerden hangisi/hangileri söylenemez?

A) Yalnız I B) Yalnız IV

C) II ve III D) III ve V

10. Günlük ağacı dünyada çok az yerde görülüyormuş. Temmuz sıcağında bile gölgesinde otururken üşüdüğüm bu ağaçla burada tanıştım. Latince adının anlamı “güzel kokulu sıvı” imiş. Çınarı andıran parlak, sık yaprakları var. Gövdesine açılan çentiklerden elde edilen “sığla yağı” hem ilaç hem de kozmetik sanayisinde kullanılıyormuş.

Bu parçada günlük ağacıyla ilgili olarak; I. Gelişimini ne zaman tamamladığına

II. Bir maddenin nasıl elde edildiğine

III. Hangi alanlarda yararlanıldığına

IV. Hangi hastalıklara iyi geldiğine

V. Hangi ağaçla benzerliği olduğuna

aşağıdakilerden hangisine/hangilerine değinilmemiştir?

A) I ve IV B) II ve V

C) Yalnız III D) Yalnız IV

11. Yoldan geçen otobüslerin kaldırdığı tozların arasında yürüyordu.

Bu cümlede geçen “ara” sözcüğünün anlamına en yakın kullanım, aşağıdakilerin hangisinde görülmektedir?

A) Fidanları birer metre arayla dikmemizi söyledi.

B) Köyümüzle ilçe merkezinin arası üç saatlik bir yoldu.

C) Elma ağaçları arasında dolaşmayı pek severdi.

D) İki ders arasında bol bol koşup oynuyorlardı.

12. Dilimizi yabancı sözcüklerden arıtmak, öz Türkçeciliğin amaçlarından biridir. Bunu, dilimizin soluğunu genişleten, gizli güzelliklerini gün ışığına çıkaran bir —-, bir — diye adlandırabiliriz.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olmaz?

A) uğraş – gayret

B) girişim – akım

C) çaba – atılım

D) karşıtlık – beklenti

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, ayraç ( ) içinde verilen deyimin anlamını içermemektedir?

A) Yerli yersiz, çok konuşan biri olarak tanınmıştı. (ağzı kalabalık)

B) Uysal, yumuşak huylu o genci, çocukluğundan beri tanırım. (ağız birliği etmek)

C) Bunca yıl sakladığı sırrını, boş bulunup söyleyivermişti. (ağzından kaçırmak)

D) “Bu konuda ne düşündüğünü öğrenmeye çalış.” dedi. (ağzını aramak)6

14. Şiirlerinde halk söyleyişlerine fazlaca yer

I

veren şairlerin, kısır bir yolda oldukları

II

kanısındayım. Çünkü halk söyleyişlerinin

III

havası, şiirin kanat çırpmasına olanak

IV

vermeyecek kadar dardır.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisiyle ilgili açıklama, sözcüğün anlamına uygun değildir?

A) I numaralı sözcük: Gereğinden biraz az.

B) II numaralı sözcük: Yararsız, verimsiz.

C) III numaralı sözcük: Dile getirme biçimi.

D) IV numaralı sözcük: Tarz, biçim.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem eleştiri hem de övgü söz konusudur?

A) Doğasını hoyratça talan ettiğimiz yurdumuz, günü geldiğinde yine ağaçlarıyla, çiçekleriyle, böcekleriyle bize bir güzellik şöleni sunar.

B) Çok istememe karşın işlerimin yoğunluğu nedeniyle aranızda bulunamadım.

C) Kentimizin doğal güzelliklerini, tarihsel mirasını koruma hepimize düşen bir görevdir.

D) Nisan ayı gelince bu sokaktaki erguvanların oluşturduğu görüntü buradan geçenlerde hayranlık uyandırır.

16. Türk sinemasının geç de olsa korku türünü keşfetmesiyle bu türdeki boşluk, doldurulacak gibi görünüyor. Gerçi bu filmlerin çoğu, korkutmaktan çok güldürmeyi yeğliyor. Ama giderek bu türün de denemelerden ve gereksiz öykünmelerden sıyrılarak kendi özgürlüğüne kavuşacağını söyleyebiliriz.

Bu parçada geçen “kendi özgürlüğüne kavuşmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Koşulların, yenilik yapmaya elverişli duruma gelmesini beklemek

B) Günümüzdeki gelişmelere uyum sağlamak

C) Amaca uygun olarak güldürü öğesi içermek

D) Özgün niteliğiyle sinema dünyasındaki yerini almak

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “karşılaştırma” söz konusudur?

A) Dört kişilik bir ailenin günlük bulaşığını elde yıkadığınızda ortalama 84-126 litre su harcadığınızı unutmayınız.

B) Dişlerinizi fırçalarken veya tıraş olurken açık bıraktığınız musluktan yılda ortalama 12 ton suyu boşa akıtmış olursunuz.

C) Su tasarrufu sağlamak için çamaşır makinenizi haftada bir kez kullanmaya özen gösteriniz.

D) Sebzelerinizi akan suyun altında yıkamak yerine su dolu bir kapta yıkarsanız yılda ortalama 18 ton suyun boşa akmasını önlemiş olursunuz.

18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kesinlik” söz konusudur?

A) Dünya nüfusunun neredeyse yarısı deniz kıyılarında yaşıyor.

B) Denizlerdeki çöpler, her yıl bir milyondan fazla deniz kuşunun ölümüne neden oluyor.

C) Denizlere, yüzde 50’si plastik olmak üzere saatte 675 bin kilogram çöp atılıyor.

D) Her yıl yaklaşık 250 milyon kişi kirlenmiş denize girdiği için türlü hastalıklara yakalanıyor.

19. (I) Anne ve babalar çocuklarının ne giyecekleri, ne yiyecekleri gibi konularda, onlar adına karar verebiliyorlar. (II) Günlük yaşamın kargaşası içinde fazla zaman kaybetmemek için böyle bir tutum içine giriyorlar. (III) Ancak, böyle yaparak çocuklarının yanlışlarını görmesini engellemiş oluyorlar. (IV) Gelişim açısından önem taşıyan deneyimleri kazanmamış olma, ileriki yaşamında çocuklar için büyük sorunlar doğurabiliyor. (V) Kendi başına hâlledebileceği bir sorunun çözümünü çocuğunuza bırakmanız ve onu uzaktan izlemeniz bu konuda iyi bir başlangıç olacaktır.

Anne ve babaların bir tutumu konusundaki bu cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

A) I. cümlede, bir saptama yapılıyor.

B) II. cümlede, seçilen yolun nedeninden söz ediliyor.

C) III. cümlede, çocuklara vereceği bir zarardan söz ediliyor.

D) IV. cümlede, deneyimsizliğin neden kaynaklandığı belirtiliyor.

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “neden” belirtilmiştir?

A) 1987 yılından bu yana tatlı su hayvanlarının yüzde 50’si yok oldu.

B) Yaklaşık 2 milyon insan her yıl hava kirliliğinden ölüyor.

C) 1906 yılından bu yana hava sıcaklığı ortalama 0,74 derece arttı.

D) 2025 yılında temiz su gereksinmesinin yüzde 50 artacağı sanılıyor.

21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde -ma, (-me) eki, eylem kök ya da gövdesine olumsuzluk anlamı katmıştır?

A) Yazın evin pencerelerine çift cam taktırmayı düşünüyoruz.

B) Oda yeterince güneş almadığı için çiçekler sarardı.

C) Bu köyde halkın yüzde 90’ı okuma yazma bilmektedir.

D) Hafta sonu yeni açılan mağazayı gezmeye gittiler.

22.Bu tiyatro sezonunun başlamasıyla birlikte

I

sanat alanında uygulanmaya çalışılan

II

yenilikler, öteki dallarda olduğu gibi,

III

tiyatroda da ilk anda bazı tedirginliklere yol açtı. IV

Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz?

A) I. B) II. C) III. D) IV.

23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül (,) ötekilerden farklı bir görevle kullanılmıştır?

A) Dört yaşındaki çocuk kendi kendine giyinip soyunabilir, giysisinin fermuarını çekip kapatabilir.

B) Altı aylık bebek sesli gülmeye başlar, çığlık atar.

C) Bebek bir yaşını doldurunca oyuncağını size verebilir, sizden geri alabilir.

D) Üç yaşındaki çocuk, kimseden yardım almaksızın yemek yiyebilir.

24. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangisi iş, oluş ya da hareket bildirmemektedir?

A) Geçen bahar bahçeye iki meyve ağacı dikmiş.

B) Çocuk koşarken düştü ve dizi kanamaya başladı.

C) Tamircide gerekli yedek parçalar varsa bana telefon etsin, dedi.

D) Odanın tabanını kaplayan halı ona büyük dedesinden armağanmış.

25. İzmir-Çanakkale, İzmir-Balıkesir yolları arasında pek tanınmayan bu ilçemizin, süslemeli evleri, tuğralı Osmanlı konakları, balık pazarına çevrilen tarihsel değeri yüksek hanı, dar sokakları, taze meyve ve sebze dolu pazarları turistlerle tanışamıyor. Çevresi zeytin bahçeleriyle dolu, zengin kömür yataklarına sahip bu ilçeye, termik santralinden çıkan dumanlar nedeniyle parmakla sayılacak kadar az turist geliyor.

Bu parçadan, sözü edilen ilçe merkeziyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?

A) Anayollara uzak bir yerde bulunduğu

B) Çevre kirliliğini önlemek için çalışmalar yapıldığı

C) Yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tanıtılmadığı

D) Olumsuz koşulların etkisiyle turizm bakımından gelişemediği

26. Günümüzde, tarımsal teknolojinin gelişmesine bağlı olarak toprağa gereksinme duymadan, tarıma elverişli olmayan yerlerde tarım yapılabilmektedir. Toprak yerine genellikle kayayünü, ponza, perlit, zeolit, curuf ve torf kullanılmaktadır. Bu katı karışıma dikilen bitkilere, besince zenginleştirilmiş su, borulardan akıtılarak her bitkinin eşit miktarda su alması sağlanmaktadır. Seranın nemi, havası, ısısı, gübrelenmesi ise bilgisayar aracılığıyla yapılmaktadır. Topraksız tarım uygulaması, sağlıklı ürünler yetiştirilmesini sağlar ve çevre dostudur.

Bu parçada topraksız tarımla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çok ekonomik olduğu

B) Uygulamanın nasıl yapıldığı

C) Nasıl yaygınlaştırıldığı

D) Ne gibi kolaylıklar sağladığı

27. Önceleri, özgün bir poz bulmaya, fırçasının gücü ve etkisiyle bir şaşkınlık uyandırmaya çalışıyordu. Şimdi ise bu ona can sıkıntısı veriyor. Düşünmekten, düşlemekten artık zihni yoruluyor. Üstelik çalışmak için vakti de yok. Sürmeye başladığı uçarı yaşam ve içerisinde bir salon adamı rolünü oynamaya mecbur olduğu sosyal çevre onu çalışmaktan ve düşünmekten alıkoyuyor. Böylece fırçası sıcaklığını kaybediyor, köreliyor ve o, farkına varmadan tekdüze, çoktan eskimiş birtakım şekillerin içine kapanıyor.

Bu parçada anlatılan sanatçının yaşadığı sıkıntı aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

A) İçine girdiği yeni ortamın ve sürdüğü yaşam biçiminin, yaratıcılığını öldürmesinden

B) Çalışma alanının yenileşmeye olanak vermemesinden

C) Artık yaşlandığını düşündüğü için veriminin düşmesinden

D) Zamanla yarış içinde olmayı içine sindirememesinden

28. Kimi aileler çocuklarından hep iyi şeyler bekler. Onların çok zeki, çok başarılı olmalarını, çok beğenilmelerini ister. Bu yüzden çocuklarının kusurlarını, yanlışlarını görmezden gelir. Bununla da yetinmez, tutumlarının çevresindekilerce de —-.

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olmaz?

A) kabul görmesini ister

B) anlayışla karşılanmasını bekler

C) onaylanmasını diler

D) eleştirildiğini bilir

29. Kasabamızın yakınından geçen dere, biraz ileride upuzun, dibi görünmeyen bir çukura düşer. Bu düşme sırasında derenin sesi parçalanır, başkalaşır. Yorgun argın da olsa kendini toplayan dere, akışını sürdürür. Ama insanlar dereye rahat vermez ki… Bu kez de köylüler kumunu, taşını yağmalar derenin. Arkasından peş peşe kurulan mermer fabrikaları sıralanır sağına soluna. Sonunda, türlü türlü pınarlardan fışkıran çiçek kokulu dere, fabrikaların kustuğu zehirlere bulanarak, utanç içinde Sakarya Nehri’ne kavuşmaya çalışır.

Bu parçada söz edilen dereyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Engebeli bir yüzeyde aktığı

B) Kimi uygulamalardan olumsuz yönde etkilendiği

C) Su seviyesinin yıldan yıla düştüğü

D) Birbirinden farklı görünümler sergilediği

30. Yaşanmışlıklarla değeri artan, bunu geleceğe aktarma görevini başarıyla yerine getiren bir kent Kastamonu. Tarihî dokunun izleri, kentin hemen her köşesinde karşımıza çıkıyor. M.Ö. 1400’lere uzanan tarihi boyunca Gaolar, Etiler, Lidyalılar, Persler, Bizanslılar ve Candaroğulları’na ev sahipliği yapmış. M.S. 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılan Kastamonu, Cumhuriyet Döneminde Şapka ve Kıyafet Devrimi’nin uygulandığı ilk yer olmanın haklı gururunu taşıyor.

Bu parçada Kastamonu’yla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

A) Geçmişinin çok eskilere dayandığına

B) Kim tarafından kaç yılında fethedildiğine

C) Tarihsel değeri olan yapıların bugünkü durumuna

D) Hangi tarihî olayla adından söz edildiğine